Mal mı bağışlanmış Haluk Ulusoy, Balçiçek Pamir ile yaptığı röportajda Denizli maçı için, "Ben mi çıkıp gol atacağım. Daha ne istiyorlar, maç 16 dakika uzadı" demiş. Allah Allah sanırsınız ki F.Bahçe'ye kıyak yapılmış, sanırsınız ki mal bağışlıyorlar. Sanırsınız ki maç 106 dakika oynanmış. Bunları söyleyen ne yazık ki federasyon başkanı. Belki bilmiyor ama hatırlatalım. O maç 90 dakika oynandı. Uzatılan 16 dakika duran dakikalar. Zaten onlar da F.Bahçe orta sahayı geçtiğinde akın başlatılmasın diye atılan konfetiler yüzünden olmuş. Yani federasyonun gözlemcilerinin ve hakemlerinin gözü önünde futbol suçu işlenmiş, kesinlikle yarıda kalması gereken maç oynatılmıştır. Yani şimdi konuşan sayın Ulusoy hem suçlu, hem güçlü konumundadır. Gene federasyon başkanı bir kulüp başkanı için, "Ben onu sevmiyorum, sevmek zorunda değilim" diyemez. Bunlar üstü kapalı mesajlardır. Sahadaki hakem yüzde 48, yüzde 52'lik pozisyonlarda düdüğünü başkanının sevmediği takım için çalmaz. İşte tercih hakkı denen olay budur. Ve F.Bahçe bu haksızlıkları çok yaşamaktadır. Aynı Yıldırım Demirören'in Adnan Polat'a, "Sizin şampiyonluğunuzu istiyorum" demesi gibi. Bu da bir mesajdır. Yoksa futbolcusu 4'e bir gole giderken neden kendi kalesine dönsün ki? Musluğun başındakiler konuşmalarına dikkat etmeliler. Haa nasılsa, "İktidarda olan biziz, istediğimizi yaparız" mantığıyla devam edeceklerse zaten sürekli geriye giden futbolumuzun çok yakın zamanda dibe vuracağını söylemek için herhalde kahin olmaya gerek kalmayacak.