Rüzgâr gülleri! F enerbahçe lehine olan hatalarda idam sehpasına çıkarılıp, haftalar- ca, hatta aylarca linç edilen, aley- hindeki hatalarda ise yere göğe sığdırı- lamayan hakemler mesajı çok iyi almış. Galatasaray ve Beşiktaş lehindeki bariz hatalar konuşulmaya değer bile görülmeyince, onlar da rüzgâra göre yelken şişirip, rotayı belirlemiş. Bu sene bütün düzeneğin Beşiktaş'ı şampiyon yapmak üzerine kurulduğu- nu spor camiasındaki herkes biliyor ve açık açık da dile getiriyor. Bu sezon, 'temizlig'çi kardeşlerden diğerini aya- ğa kaldırmak üzere tezgahlanmış. Merak ediyorum, acaba o meşhur yemekte bu da konuşulmuş muydu? Ya hani o çok meşhur ve çok baskın ol- duğu söylenen o anlı şanlı Fenerbahçe Medyası nerelerde?
Konu yenilgi değil Aslında bütün bu yaşananlar 'etik jandarmaları'nın iki yüzlülüğünün ve Türkiye'deki kirli futbol gerçeğinin bel- gesi. Herkesin maskesi nasıl da düşü- yor. Ama maskeler bile kızarmayı unut- muş yüzlerden daha namuslu ve daha gerçek. Bir mağlubiyet ve hatta farklı mağlu- biyet değil konu. Futbolun içinde hepsi var ve futbol zaten bu yüzden güzel. Sonuçlar acıtabilir, sevimsiz olabilir ama asla çirkin değildir. Fenerbahçeli futbolcular her maçta hakemi de yenmek zorunda olduklarını kafalarına kalın ve büyük harflerle yaz- sınlar. Ve buna göre mücadele edip, oynasınlar yeter. Çünkü 100. yılı zehir etmek için tıpkı geçen yıl olduğu gi- bi iğrenç ittifaklar kurulacaktır. Bunun ipuçları da zaten ortada. O yüzden her maça derbi maç gibi, her maça 2-0 geriden başlar gibi, her maça eksik bir kadroyla çıkıyormuş gibi motive olmak, ölümüne mücadele vermek zorundalar. Sonuç mağlubiyet olabilir, hatta farklı mağlubiyet olabilir. Ancak mücadele olarak galip gelmeye mecburlar. Çünkü aksi durum, bu rezil tezgâha ortak olmakla, bu hakemlere çanak tutmakla, Fenerbahçe düşman- larıyla işbirliği yapmakla eşdeğerdir. Yol yakınken herkes aklını başına al- sın!