Yöneticilik bu değil! Hidayet ve Mehmet'in sakatlığını bahane ederek milli takıma katılmak istememesini ve teknik heyetin tavrını nasıl yorumluyorsunuz? Olaylar gerçek şekilde yansıtılmıyor. 3 Temmuz'da kampı başlatan Tanyeviç, sakatlığı olan Hidayet'e 21 Temmuz'a kadar süre vermiş. Hidayet de karşılık olarak: "21 Temmuz'dan erken de gelebilirim, 21 Temmuz'dan sonra da gelebilirim. Çünkü bu sakatlık benim elimde olan bir şey değil. Benim yanıma bir görevli verin, Amerika'ya gelsin. Orada beni takip etsin" diyor. Tanyeviç bunun üzerine, "Hidayet benimle pazarlık yapmaya kalktı" deyip 21 Temmuz'u iptal edip, yeniden 3 Temmuz'a dönüyor. Şimdi bu yöneticilik mi? Dünyanın en iyi 2 basketbolcusunu milli takımdan atmak marifet değil ki! Bunu herkes yapabilir. Ama kim kaybeder: Türkiye kaybeder. Peki Türkiye'nin kaybetmesi Tanyeviç'in umurunda mı? Bu kadar rahat Yugoslavya'nın dünya çapındaki iki oyuncusunu 'cart' diye atabilir mi?
Hürriyet tarafsız değil Şimdi Mehmet ile Hidayet dertlerini anlatamıyorlar. Neden? Çünkü Türkiye'nin en büyük gazetesi Hürriyet; Mehmet, Hidayet ve onun menajerlerinden nefret eden Doğan Hakyemez'in kontrolünde. Milli Takımlar Sorumlusu Hakyemez, Hürriyet'in basketbol baş yazarı, Hürriyet Spor Müdürü Esat Yılmaer ile her gün aynı çorbaya kaşık atan bir kişi. Hürriyet basketbolda olup bitenleri doğru, tarafsız nakletmiyor bu yüzden. Hakyemez, Mehmet ve Hidayet'in karşısındayken, onun denetimindeki basketbol haberleri tarafsız olamaz. Esat Yılmaer, Turgay Demirel, Doğan Hakyemez'le birlikte; üçlü saç ayağı bunlar. Milliyet aynı grubun gazetesi; fazla üzerlerine gidemiyor. Yazmak isteyenlere, müthiş baskılarla yazdırılmıyor. Ünal Özüak, hiçbir yerde kendine yer bulamadı. Vatan'da, Sabah'ta yazamadı. Takvim'de yazmaya başladı, Takvim'e baskılar geldi, federasyon kanadından. Şimdi böyle olduğu zaman Hidayet ve Mehmet dertlerini anlatamaz. Bu adamların kontratları milyonlarca dolar üzerine. Bu yüzden kendilerine dikkat etmek zorundalar. Basketbol hayatları bittiği anda bu milyon dolarlar da biter. Şimdi sen bütün geleceğini bir kenara bırak, gel burada milli maç oyna! "Oynayım. Ama müsade et içim rahat oynayayım. Sakatlığım olmadan oynayayım." Nedir yani? 3 Temmuz ile 21 Temmuz arasında Hidayet ile Mehmet kampta olacak da ne fark edecek? Ayrıca adamların bir de genel bir mazereti var. Dünyanın en zor liginde oynuyorlar. NBA'de antrenman yapacak vakit yok. Maç, uçak, maç, uçak... Zaman farklılıkları yaratan yolculuklar bunlar. Devamlı 'jet lag' dediğimiz, zaman değişiminin, ruhsal gerilimin, bunalımın içinde yaşıyorlar. Sezon bitmesinin ardından tatil için çok kısa zamanları var. NBA'de maçlar sırasında antrenman yapamadığın için, bütün antrenmanları ön hazırlık dönemi.
Şerefsiz ilan ettiler Hidayet ve Mehmet genel olarak diyorlar ki, "Biz perişan oluyoruz NBA'de. Onun için bize hoşgörülü davranın. Bizi uzun süreli kamplara çağırmayın." Efendim, Nowitzsk'i, "Milli takımda oynamak benim için şeref" demiş. Federasyonun resmi sitesinde yayınlanıyor bu haber ve Hürriyet tarafından da manşet yapılıyor. Bu haberin amacı şu: Hidayet ve Mehmet şerefsiz! Peki Nowitzsk'i ne zaman katılıyor milli takım kampına? Bunu yazıyor mu? Ondan 3 ay evvel kampta olmasını isteyen var mı? Sorunu bu şekilde kimse açık seçik ortaya koymuyor. Çünkü Türk medyası federasyonun ve Hakyemez'in kontrolü altında. Bunlar da ağızları laf yapan çocuklar değil. Menajerlerinin de dünyadan haberi yok. Bu nasıl menajerliktir bilemiyorum? Ortalığı birbirine katarım. 'İki şerefsiz, iki hain' diye sunuldular neredeyse kamuoyuna. İki oyuncunun sırtından dünya kadar para kazanan menajerleri nerede? Yarın Türkiye, dünya şampiyonasında rezil olursa bütün suçu, Hidayet ile Mehmet'in üzerine atacaklar! O zaman bir daha tu kaka olacaklar. İşte bütün mesele bu!