Ulusoy değişti Ulusoy, daha önce Erzik ile fazla bir araya gelmiyordu. Bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz? Şenes Erzik'in gerek UEFA'da, gerek FIFA'da ne kadar saygın bir üye olduğunu gördük, bu kurumların en üst kademesindeki kişilerle ne kadar dost olduğunu gördük. Yani hem özelde, hem resmide bunlarla çok iç içe. Onun için söylediğine inanıyorlar. Hem sayıyor, hem de seviyorlar. Ben bunu gözümle gördüm. Blatter, Şenes, ben yemek yedik. Johanson, Şenes, ben yemek yedik. Kimse Şenes'e, "Bu adam kim" demedi. Bu güveni sağlamış. Bunun sebebi ne; "Türkiye'ye onu verin, bunu verin, şunu yapın" diyen birisi değil. Evvela kendi inanacak ki haklılığına, ya da Türkiye'ye karşı bir haksızlık yapıldığına müdahale etsin. Biz Şenes'i Türkiye'nin avukatı zannediyoruz. Erzik incelenmesi gereken bir futbol adamı. Türkiye'nin gururlarından bir tanesi. Bu federasyon da Erzik'le beraber çalışmayı kabul ederek akılcı davrandı. Geçmiş dönemdeki Haluk Ulusoy federasyonu, bu kadar işbirlikçi değildi Erzik'le. Başkanlıktan ayrıldığı dönem, Ulusoy'un oturup düşünmesine ve çok dersler çıkarmasına sebep olmuş. Bu Haluk Ulusoy arasında çok büyük farklar görüyorum. Bana diyorlar ki, Haluk Ulusoy can düşmanın gibiydi, şimdi ise dostun. Bende değişen bir şey yok. Ben aynı yerde duruyorum. Benim ne dostluklarım, ne de düşmanlıklarım vardır. Benim insanlarla alakam yok. Ben eylemleri değerlendiren, yorumlayan bir gazeteci olmanın peşindeyim. Bize öğretilen bu. Onun için övdüğüm dostum değil, eleştirdiğim de düşmanım değil.