Hangi başkan! Tüm haber bültenlerinde Yıldırım'dan 'F.Bahçe Başkanı' diye bahsediliyor. Yahu bu adam istifa etti, üstüne kongre kararı bile alındı
Sabah sana kongreye girme hakkı verilecek, öğleden sonra üyelerin karşısına geçip oy isteyeceksin. Saran çok akıllı davranarak bu tuzağa düşmedi
Başbakan, F.Bahçe'nin bu kadar yanında yer alarak F.Bahçeli olmayanları gücendirdi. Şimdi de F.Bahçe'nin içinde ikilik yapıyor
Fenerbahçe'deki belirsizlik sürüyor. Bu yaşanan normal bir süreç midir? 10 gündür Antalya'da olduğum için günlük haberlere ulaşabilmek için televizyonlara daha çok baktım. "Ne oluyor, ne bitiyor" diye. "Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım şöyle dedi, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım hastaneye yattı, Fenerbahçe Başkanı prostat, Fenerbahçe Başkanı kalp hastası..." diye bir sürü haber çıktı. Hepsinde Aziz Yıldırım Fenerbahçe Başkanı. Yahu bu adam istifa etti! İstifası da kabul edildi ve kongre kararı alındı. Hâlâ bütün medyamız Aziz Yıldırım'dan 'Fenerbahçe Başkanı' diye bahsediyorsa belirsizlik bir defa orada.
Medyanın Aziz Yıldırım'ın statüsünden haberi yok! Ya da benim haberim yok! Bütün medya "Başkan" dediğine göre ben adamın başkan olmadığını zannediyorum. Bu olayın gerçek yanı şu: Aziz Yıldırım istifa etti ve kabul edildi. Ama adam Fenerbahçe'yi fiilen yönetmeye devam ediyor. Fiili başkanı o... Medya da bu ayrımı yapma gereği duymuyor. Adamın yaptığı işlere bakıyor; 'Başkan' diye devam ediyor. Garip bir durum. Ben 10 gün Antalya'daydım; "Niye Yıldırım'dan Fenerbahçe Başkanı' diye söz ediliyor" diyen tek kişi çıkmadı. Aziz Yıldırım'ın en muhalifleri dahil. Şimdi Recep Tayyip Erdoğan istifa etse, yarın ondan 'Başbakan' diye mi söz edilecek. 'Müstafi Başbakan' dersin geçer gidersin.
SARAN FENER'E LAYIK _Daha önceki konuşmamızda, "Sadettin Saran'dan korkuyorlar o yüzden önünü açmıyorlar" demiştiniz ancak adaylık yolunun açılacağının açıklanmasının ardından Saran da geri adım atıyor gibi. Saran da Aziz Yıldırım'dan mı korkuyor? Saran çok akıllı. Benim tahmin ettiğimden çok akıllı çıktı. Şimdi düşünebiliyor musunuz; sabahleyin Fenerbahçe kongresi toplanacak, yönetim kurulunun isteğiyle Sadettin Saran'ın affı gündeme gelecek, eller kalkacak; Saran affedilecek ya da affedilmeyecek. Kongre karar verecek. Ondan 3 saat sonra da eğer affedilmişse Sadettin Saran seçime girecek. Böyle bir seçimde kazanma şansı var mı? Sabah senin o kongreye girip giremeyeceğinin belli değilken, sen hangi ekibi kurabilirsin? Kongre üyelerine "Ben gelirsem..." diye başlayan bir programı nasıl sunarsın? Ekibin belli değil, programın belli değil, sabah 09.00'da sana kongreye girme hakkı verilecek, öğleden sonra 15.00'te de üyelerin karşısına geçip oy isteyeceksin!.. Böyle şey olmaz. Tam bir tuzaktı bu... "Sadettin Saran ben bu tuzağa düşmem" dedi. Sadettin Saran diyor ki, "Bana 'Aziz Yıldırım'ın affı' diye bir şey söz konusu olamaz. Çünkü beni affederse, Fenerbahçe kongresi affeder. Ama ben Fenerbahçe kongresinden de af istemiyorum. Çünkü ben suçlu olduğuma inanmıyorum." Bunlar çok akıllı sözler. Yani Sadettin Saran'a saygım fena halde arttı bu tavırları nedeniyle. Fenerbahçe tüzüğüne göre de Aziz Yıldırım istese de Sadettin Saran'a af isteme yetkisi yok. Af için cezayı alan tarafından talep gelmesi gerekiyor. Fenerbahçe'nin tüzüğü böyle. Kemal Belgin'in yazdığı bu. Ben bilmiyorum; oradan okudum. "Ben suçlu olmadığım için af istemiyorum. Kulübümün verdiği kararlara da saygı gösteriyorum. Eğer bu yönetim, benim önümü açmak istiyorsa, kongreyi benim cezamın bittiği tarihe erteler" diyor Saran. 15 gün sonraya yani. O tarihteki kongrede de sabah el kaldırıp, öğleden sonra seçim durumu olmadığı için rahat rahat ekibini kurar, programını hazırlar ve kongrenin önüne çıkar. Saran'ın düşüncesi takdire değer. Bu tutumuyla Fenerbahçe'ye layık bir lider olduğunu net bir şekilde gösterdi.
YÖNETİMİ DE BÖLER Başbakan Erdoğan, Yıldırım'ı göreve döndürmek için ne gerekiyorsa yapacağını söyledi. Yıldırım'ı ikna etme gibi bir misyonu var mı ve futbolun bu kadar içinde olması doğru mu? Çok yanlış yapıyor. Fenerbahçe'nin bu kadar yanında yer alarak Başbakan, Fenerbahçeli olmayanları gücendirdi, şimdi de Fenerbahçe'nin içinde ikilik yapıyor. 'Aziz Yıldırım'ı isteyenler ve istemeyenler' diye iki büyük grup var. Yani Recep Tayyip Erdoğan taraf tutmanın da, taraf tutmasını yapıyor. Şaşırmıyorum. Türkiye'yi yönetmekteki tavrı da bu! Bizimkiler, onlarınkiler şeklindeki bölünmüşlük Recep Tayyip Erdoğan sayesindedir. Futbolda da aynısını yapıyor. 'Azizciler ve diğerleri' diye Fenerbahçe'nin içinde bir ayrım yarattı. Yarın Aziz Yıldırım'ın yönetim kulunu da böler!..
FUTBOL ÇOK PAHALI Kalamış'taki kulüp binasını boşaltan Fenerbahçe, buraya kulübe gelir getirmesi için butik otel yapmayı düşünüyor. Kulüplerin ticaretin bu kadar içinde yer alması doğru mu? Futbol artık çok büyük bir para gerektiriyor. O parayı bulamazsan yok olursun. Gelir getirecek işlerin içine girmeleri doğrudur. Ama bu işlerin de doğru yapılması gerekir. Ben bilmiyorum, Kalamış spor için kullanılmaya tahsis edilmiş bir arazi ise orada başka bir şey yapamazsın. Ama kendi tapulu malları ise onu gelir getirici, istedikleri şekle dönüştürebilirler. Ona kimse bir şey diyemez.