Mücadele böyle olur Ağalara ve beylere sorsanız, tertemiz bir lig yaşandı ve bitti. Fenerbahçe şampiyon olsaydı 'şaibeli' olacaktı, tersi olunca apar topar 'tescil' edildi. O yüzden bu ligin adı 'süper' zaten. Fenerbahçe taraftarı ve camiası çok ciddi bir sınavdan yüzünün ve gönlünün akıyla geçmeyi başardı. Kombine sayısı şimdiden 30 bini buldu, Fenerium ürünlerindeki satış geçen yıla göre daha yüksek ve Taraftar Kart satışları hızlandı. Çünkü mücadele lafla değil, işle olur. Aziz Başkan'ın dönüp dönmeyeceği konusundaki belirsizliğe rağmen, işler tıkır tıkır yürüyor. Kulüp binası stattaki modern yerine taşındı bile. Beşiktaş'a giden Nobre'ye hizmetlerinden dolayı teşekkür edilirken, uzun bir aradan sonra 3 yıl üst üste görev yapabilmiş tek teknik adam Daum ile kavgasız gürültüsüz yollar ayrıldı. Bu basit gibi görünen ayrıntılar, çok şey anlatıyor; F.Bahçe artık futbolcu ve teknik adamlar için bataklık bir zemin olmaktan çıkmıştır.
Yetenek yetmez Çok mesafe katedildi ama menzile daha çok uzun yol var. Bu uzun ve kararlı yürüyüşte adımları hızlandıracak etkiye sahip olan şampiyonluklar, büyük yürüyüşün en minik adımlarının yanında, cüce bile değildir. Bu seneki çirkin tezgahlar 100. yılda çok daha azmış bir halde kendini tekrarlayacaktır. F.Bahçe yönetimi de, taraftarı da bunun farkında. Ancak bu yetmez, futbolcusu ve teknik adamı da farkında olmak mecburiyetindedir. Bu nedenle hepsiyle yılmadan mücadele edebilecek futbolculara, teknik yönetime ve tribünlere ihtiyaç duyulacağı bir gerçek. Futbolcular, mazeret üretmeden, her maça 'derbi maç' ciddiyetinde asılmak zorundadır. Profesyonellik neden yapamayacağını söylemeyi değil nasıl yapabileceğinin yolunu araştırmayı gerektirir. Ve Goethe der ki; "Başarı yüzde 10 yetenekle, yüzde 90 çalışmayla elde edilir." Yetenek yetmez, her zamankinden çok çok daha fazla çalışmak ve mücadele etmek gerek!