Sergen'li, Sergen'siz! Tigana, "Yetenek ve özellikleri bende ve Platini'de yok" diyerek övdüğü Sergen'i buruşturduğu mendili çöpe atar gibi gözünü kırpmadan elden çıkardı! Usta solağın "1-2 yıl daha oynarım" mesajında kendine güven, yetiştiği yuvasına aşk duygusu vardı. Ama saplantılı Fransız, onu anlamadı! Anlasaydı; nezaketen karşısına alıp, dinler, dinledikten sonra da öğütte bulunurdu. Derdi ki; "Bak Sergen... 90 dakika koşacak gücü sende göremiyorum. Ama vereceğin minimum verim bile benim için çok önemli. Senden son yarım saatte yararlanmayı düşünüyorum. O da bana yeter. İnanıyorum ki tecrüben, yetenek ve becerilerinle zor maçların bile kaderini değiştirir, Beşiktaş'a puanlar kazandırırsın. Sana vereceğim program çerçevesinde çalışacaksın. Şimdi bir haftalığına git, tatilini yap. Sonra Ümraniye'de çalışmalara başlayacaksın. Sezon açılışında seni hazır görmek istiyorum." Mösyö Tigana varlığı Beşiktaş'a güç, moral katacak Sergen için bu doğruyu yapmadı! Avrupa'da "Beşiktaş tutkusundan maç başına para"ya oynamaya razı Sergen'in tırnağı olamayacaklara üç kuruş indirim için diller dökülüyor! Alınacakların ne vereceği, kalıp, kalmayacağı da meçhul! Avrupa'da alacak kulüp bulamayan Juanfran, Ailton, Pancu gibi... Tigana bu işi biliyorsa; "Onunla bir kez daha görüşeceğim" diyen Yıldırım Demirören sözünü tutarsa Bodrum barlarında efkar dağıtan Sergen'i çağırır, birlikte konuşurlar. Sergen'in dönüşünü, onunla futbol keyfi alan taraflı-tarafsız tüm futbol severler istiyor! Yenilgilerde tribünlerin Sergen'e gıkı çıkmaz! Ama Sergen'siz yenilgilerde tepkiler Demirören'in de, Tigana'nın da sonunu yakınlaştırır. Takımın ikinci beyni Tümer de gidince "çok iyi" düşünmekte yarar var! Delgado alınsa da...