Bu sevda bitmez Şartlar ne olursa olsun, hiçbir güç, hiçbir saldırı, hiçbir 'Şer İttifakı' Fenerbahçe'yi girdiği rotadan saptırmaya yetmeyecektir. En şirret, en çirkin, en akıl almaz karalama kampanyanları ile dize getirilmeye çalışılan bu kulüp, bir daha asla başkalarının yörüngesine girmeyecektir. Dilimizde tüy bitti anlata anlata ama, birilere hâlâ olan biteni kavrayabilmiş değil, gerçi çok da önemli değil. Medyada ısrarla pompalanan hurafenin tam tersine, Fenerbahçe ve Fenerbahçe taraftarı, Aziz Yıldırım ile birlikte 'bağımlılık' hastalığından kurtulup, 'özgürlüğünü' ilan etmiştir. Fenerbahçe'nin öncelikli müadelesi, 'Büyük Yürüyüşü' hep engellemeye çalışan, içindeki 'Büyük Şeytan' ve onun yardakçıları olmuştur. Kendi gerçekleriyle mücadele edip kazandıkça, iç ve dış rakipleri, başka cepheler açıyor. Varsın açsın. Savaş her zaman yıkım değildir. Bilinçleri keskinleştirir.
Ders çıkarılmıştır Bugün binlerce insan ve onlarca dernek, Aziz Yıldırım dönsün diye yürüyüş yapıp, mail, faks ve bildiri yağdırıyorsa, bu insanların koyunlaşmasından değil, gözlerindeki suni perde ve filtrelerin kalkmasındandır. Bu bilinç sıçramasının en önemli göstergesidir. Ayrıca Fenerbahçe kimseye savaş açmamış, tam tersi Fenerbahçe'ye karşı toplu bir linç girişimi için eylem ve söylem birliği yapılmıştır. Kim tarafından dersiniz. Tabii ki, yine bir antipropaganda mahsülü olan hayali 'Fenerbahçe Medyası' tarafından. Son dakikada kaçan şampiyonluktan herkes gereken dersi çıkarmıştır. Aziz Başkan'ın şok kararından sonra, camia bir kez daha kendini ve gücünü test edecektir. Aradan geçen zaman içinde neler biriktirildiği de ortaya çıkacaktır. Kıyıda köşede kıs kıs gülüp, salyalar akıtanlar, ellerini ovuşturanlar, nasıl yanıldıklarını en kısa zamanda anlayacaklardır. Çünkü karşılarında, bu zenginliği elbirliği ile yaratan ve yağmalatmama konusunda çok kararlı bir 'kitle' durmaktadır. Sevmekten yorulmaya da, bu sevdaya bir an bile ara vermeye de niyeti olmayan bir kitle.. Unutmasınlar ki, bu sevdanın bir yanı da kavgadır.