Nihayet doğru yol Son iki sezon Beşiktaş'ın transfer politikası "saçmalıklarla" doluydu. En önemli yerler, "boş" bırakılırken, en "gereksiz" yerlere "enflasyon" yaratacak transferler yapılmıştı. Bu "anlamsız" yeni futbolcu getirme politikası, Beşiktaş'ın boş yere iki sezonunun uçup gitmesine yol açtı. Kurulan, "kırık dökük" kadrolar, rakiplerin bıyık altından "tebessüm" etmesine yol açmış, Beşiktaşlı taraftarlar bile olup bitenlere bir anlam verememişti. Geride kalan iki sezondaki Beşiktaş'ın söyleyecek sözü olamazdı. Nitekim ilk beş haftalarda ligde havlu atılması, mantıklı gözlemciler için hiç de sürpriz sayılmadı. Ancak şu da bir gerçek...
Beşiktaş'ı yönetenler, "yanlış" yapmış olsalar bile, "iyi niyetli" oldukları ve hatalardan ders çıkartmayı bildikleri için "tribünlerden" büyük ölçüde "güvenoyu" alarak gecikmeli de olsa "geçerli" transfer politikasına yöneldiler. Cordoba'nın, Okan'ın, Çağdaş'ın, A. Hassan'ın, dışarıda kiralık oynayan yabancıların gözden çıkartılmasında hiçbir yanlışlık yok. Devre arasında alınan Gökhan Güleç'in, Bobo'nun alınma biçimleri de doğru. Haziran yaklaşırken, Nobre gibi golcü birini ve kalitesini herkesin kabul ettiği bir önemli "bomba" patlatmak, Beşiktaş'ın bu kez çok "ciddi" olduğunu gösteriyor. Burak, Yılmaz Vural'a göre Avrupa'da oynayacak bir oyuncu. Baki Mercimek, nereye geldiğini kavrayabilirse, yeni "Zago" olur. Fahri'de de bir yanlışlık yok gibi. Ancak savunmanın ve orta alanın her iki kanatları "doğru" oyuncularya donatılır, bir de 10 numara alınırsa; transferler dört dörtlük bir kadro ortaya çıkartabilir. Gidişat "öyle" olacağını gösteriyor...