Taraftar dediğin... Artık lig bitiyor, pazar günü şampiyon da düşecek de belli olacak. Herkes son zarlarını atıyor. Denizlispor Başkanı, "Küme düşersek açıklama yapacağım" diyor. Kimse de, "Şimdi yapsana arkadaş" demiyor. Aslında olay belli. Aba altından sopa gösteriliyor, federasyona 'allem edin, kallem edin bizi düşürmeyin' çağrısı yapılıyor. G.Saray cephesine göre zaten her hafta şampiyon onlar. Trabzon'a güvendiler, sahayı kapattırıp Kayseri Erciyes'e güvendiler, şimdi Denizli'ye güveniyorlar. Aslında bir de kendilerine güvenip 4 yemeselerdi daha iyi olacaktı ama neyse... Şimdi sorum şu, "Seyircisiz oynattınız da ne oldu, dışarıda Ali Sami Yen'i tıka basa dolduracak sayıda F.Bahçeli vardı.
Futbolcular daha da duygulandılar, soyunma odasında gözleri yaşlı şekilde taraftar için şampiyonluk yemini ettiler. Yani tezgah ters işledi. Unutmayın ki, haksızlıklar insanı daha fazla motive eder. Belki de şampiyon futbolcular ağlayarak boş stattan içeri girerken belli oldu." Haa bir de Gerets bir üniversitede, "F.Bahçeli futbolcuları tanımıyorum" demiş. Biliyorsunuz çocuklara röportaj yasağı var. Onların söyleyemediklerini ben söyleyeyim.. Vallahi mösyö Gerets, siz hâlâ Appiah'ı, Luciano'yu, Alex'i, Anelka'yı tanıyamadıysanız o gün Kadıköy'de hangi maçı izlediniz sormak isterim. Haa bir de Sami Yen'de Nobre vardı değil mi? Kusura bakmayın unuttum. Ama normal. İnsan bazen böyle unutkan olabiliyor, tıpkı sizin gibi. (Öyle ya en yakın rakibine 5 gol atan adamlar nasıl unutulur ki)