Villarreal 50 binlik bir kasabanın takımı olan İspanya'dan Villarreal, İnter'i eleyerek, şampiyonlar Ligi'nde yarı finale ismini yazdırdı. Villarreal büyük bütçelerin takımı değil. Öyle büyük seyircisi de yok. Ama biletlerini sezon başında kombine satıyor, tribünlerini her maç dolduruyor. Bu yılın en sürpriz ekibi olmasını, iyi bir takım olmasına borçlu. Oynadığı grup maçlarındaki performansı da kayda değerdi, gruptan çıktıktan sonra aldığı sonuçlar da ortada. Glasgow Rangers'ın ardından, İnter'i de devirdiler. Villarreal örneğini vermemizin en büyük nedeni, büyük takım olmak ve büyük başarılar elde etmek için büyük bütçeleri hedefleyenlerin, sizi nasıl kandırdıklarını göstermektir. Başarı için para elbette önemlidir. Ama sizi başarıya götüren lokomotif, paradan önce kurumsallık ve sistemdir. Dünya yıldızları veya sansasyonel transferler seyirciyi heyecanlandırır, sizin hava atmanızı kolaylaştırır. Ama zorlu yokuşta şanzıman zorlandığında, kamyonu iten, arkasında oturan işçilerdir. Büyük bütçeler isteyenlerin, o parayı neye ve niçin harcadığını sorgulamadıkça, böyle kandırılmaya devam ederiz.