Futbolun geçekleri Bir gün Ulusoy, bir gün Bermek önde. Yarın? Belli değil. Çünkü rüzgara bağlı! Rakip takım kalecisi harikalar yaratıyorsa nasıl olur da diğer takım için 'kötü' denir
Bir futbol maçını nasıl seyrediyor sunuz bilmiyorum. Duygularınız ne, 90 dakika içinde neler olmasını istiyor ya da bekliyorsunuz, elbette bunları da bilemiyorum. Herkesin görüşü, bakış açısı ayrıdır. Bu işi profesyonelce yapanlar da belirli bir noktada birleşemiyorlar. Zaten öyle olsa bu kadar gazete çıkmasına ne gerek var ki? Tek bir kalem, tek bir düşünceyi dile getirirdi, olur biterdi. Hepsine tamam eyvallah diyelim. Ama bir de futbolun asla değişmeyecek gerçekleri vardır ki, işte orada yanılırsan ortaya iki şık çıkar. Birincisi ya futbolu bilmiyorsun demektir, eğer bunu kabul etmiyorsan o zaman bir takımın düşmanısın demektir ki her iki şıkta yaptığın işi hemen bırakman gerekir gerçeği ortaya çıkar. Fenerbahçe'nin Malatya ile oynadığı maçtan sonraki yorumlar insana, "Yok bu kadarı da olmaz" dedirtecek cinstendi.
MAÇ 12-0 BİLE BİTERDİ Arkadaş aynı yazı içerisinde, "F.Bahçe çok kötü oynadı" derken, kaleci Fevzi'ye sahanın yıldızı damgasını yapıştırıveriyor. Yahu bir kaleci sahanın yıldızıysa karşısındaki takım nasıl kötü olabilir, nasıl bir futbol yorumudur bu? F.Bahçe'nin tam 17 gol girişimi var. Bunların 12'si yüzde yüzlük pozisyon. Yani çerçevenin içine girmiş olsa 12 fark olacak. Kaleci Fevzi'nin 7 mucize kurtarışı var. Bir top direkten dönerken, iki pozisyon beceriksizlik yüzünden kaçıyor, ikisi de gol oluyor. Haa Fenerbahçe'nin kötü oynadığı dakikalar yok mu, tabii ki var. Özellikle ilk golden sonraki 9-10 dakika felaketti. Anlatmak istediğim kafana göre, "Bir takım kötüydü, rezildi" diyemezsin. İyi oynadığı dakikalarla kötü oynadığı dakikaları okuyucuya kafan yettiği kadar anlatmaya çalışacaksın. Zaten maç yorumu da böyle yapılmalı. Öyle değil mi?