Fener'e Nüfus Sayım Memuru Gerek Başarı ile sonuçlandırılan ilk nüfus sayımı 1831 yılında yapılmıştır. Esas amacı askerlik yapabilecek halkın sayısı ve yeni vergi kaynaklarının saptanmasıdır. Peki Fener'le bunun ne alakası var anlatayım. Geçen hafta, "Fener kupada turu geçer, Fener iyi bir savunma takımıdır, 4- 4-1-1 oynamalıdır'' demiştim. Ama öyle maçlar vardır ki bu kural değişir. Bunlardan biri de ligden düşmeme mücadelesi veren Malatya maçıdır. Fener'in elinde, Saracoğlu'nda oynadığı her 23 dakikada bir gol atmış bir Semih varsa çift forvetle oynamalıdır. Fener'in, Malatya ceza sahası içindeki ataklarında sayıyorum, sayıyorum, Tuncay'ın direkten dönen pozisyonunun dışında 2'den fazla Fenerli çıkmıyor.
Malatya, Fener ceza alanına geliyor, bakıyorum en az 3 kişi ile Rüştü'nün dibindeler. Yanlış mı biliyorum? Şampiyonluğa oynayan Fener mi, rakibi mi? Üstelik bu sayımları yaptığım dakikalar daha maçın başları. Şampiyonluğa oynayan diğer Avrupa takımlarının, rakip kaledeki çoğalmalarına dikkat kesiliyorum, en az 4 kişi ile rakip ceza alanında oluyorlar. Böylece, Fener'in bu haliyle ilk yarıda Malatya'ya gol atması mucizelere kalıyor. İkinci yarının hemen başında Fener, Alex'le 2, Nobre ile 1 kez gol pozisyonuna giriyor, görüyorum ki bu pozisyonlarda Fener en az 4-5 kişi ile ceza alanında. Malatya savunması kimi tutacağını şaşırıyor, Fener de pozisyonları buluyor. Sonunda Yozgatlı, ceza alanında takımı tam 5 kişi iken, Malatyalı savunmacılar kimi tutacaklarını karıştırınca, boşta kalıyor ve golü atıyor. Takım bas, bas bağırıyor, "Beni ceza sahasında çoğalt" diye. Takım, sadece bizim gerek ekranlarda gerek bu satırlarda gündeme getirdiğimiz gibi, oyuncu başına, topu 2 saniyeden daha az ayakta tutunca işleri yoluna koyuyor. Daum önce doğruyu yapıp Semih'i alıyor, yorulan Kemal'i çıkarıyor ama bu kez de 2-3 kez tehlikeli gelen Malatya ataklarından korkup, aslında doğru adamı, Serkan'ı sokuyor ama yanlış adamı çıkarıyor, yani Nobre'yi. Nobre çıkınca o ana kadar onun presinden bunalan Malatya savunması öne çıkıyor ve Fener savunmada bunalmaya başlıyor. Bakın Alex Fener yarı alanının ortasında faul yapıp sarı kart gördüğü pozisyonda kimi düşürüyor biliyor musunuz? Ömer'i! Nobre olmayınca rahatça atağa katılan stoper Ömer'i yani. Burada şunu ısrarla hatırlatıyorum. Savunma denen fonksiyon bir "HAT' değildir, bir "ANLAYIŞ'' tır. Yani savunma en ön alanda başlar, orta alanda devam eder, en geri alanda biter. Dolayısıyla Fener, 2. yarıda, ön alanda 2 forvetle Malatya'ya baskı kursa, oyunu kendi yarı alanında kabul etmek zorunda kalmaz ve bu kadar sıkıntı yaşamazdı. Çünkü futbolun temel kuralıdır, gömülen takıma atarlar. Ligin 2. yarısında deplasmanda 3 maçta, sadece 2 gol atabilen Malatya'dan bir sürü gol pozisyonu yersen, taraftarın tribünde sıkıntı içinde oturursa, bu ligin sonuna daha 8 hafta varsa, Daum ceza alanındaki Fenerliler için bir sayım memuru ayarlamalı, bu işe çok dikkat etmeli gibi geliyor bana.