Seyircisiz oynama ve Tuncay Bir futbolcunun maçtan 1.5 saat sonra yaptıklarından dolayı ceza kuruluna sevk edildiğini ilk defa görmüş olduk. Maç bitmiş, hakemler, gözlemciler gitmiş, rakip takım futbolcuları, yöneticileri evlerine dönmüş, taraftarları sahayı boşaltmış. Bir kişi bile yok. Yani tahrik olacak (moda deyim ya) bir Allah'ın kulunu göremiyoruz. Tuncay işte bu dakikalarda kendi taraftarıyla yaptığı yılların tezahüratı (hatta birçok gazetede manşet olmuş bir tezahürat) yüzünden PFDK'ya sevk ediliyor. Neymiş, kamera çekmiş. Maçın içinde yapılan futbol ahlakına aykırı eylemlere kamera yakalarsa ceza kesiliyor. Bence bu çok normal ve kesinlikle destekliyorum. Sahtekârlık yapılmayacak.
Ama Tuncay'ın durumu bu değil. O zaman maçtan iki saat sonra gizli kameralarla bütün futbolcuların peşine düşülsün, yemin ediyorum bir sonraki maçlarda sahada oynayacak tek futbolcu bulamazsınız. Geçenlerde bir TV kanalında bir yorumcu bana laf yetiştirmiş. TV'lerdeki spor programlarını seyretmeyi bırakalı çok oldu. Çünkü oralarda kimseden öğrenecek bir şeyim yok. Zaten sinirimi bozmaya da gerek yok. Arkadaşlarım söyledi. Ne demişim, "Tuncay'ın Kadıköy'de ellerini kulağına götürerek yaptığı hareketin aynısını Ümit Karan'ın golünden sonra Ümit'i, Sabri'si, Ayhan'i hepsi yapmış. Ama Gerets, Tuncay'ın elini itmiş, sıkmamış ve bunun Ali Sami Yen'i var diye tehdit etmiş. Ben de "Senin elini kim sıksın" diye yazı yazmıştım. Arkadaş alınmış.
PROVOKE ETMEYİN Bak arkadaşım sen bana ne yazmam gerektiğini kağıda dök, faksla, ben de onları yazayın. Tamam mı, bundan sonra bu işleri böyle yapalım! Şaka bir yana benim doğrularımın peşinden gelip de, "Bunun Ali Sami Yen'i var" diye tehditler savuranlara cesaret verip, G.Saray taraftarını provoke etmeseydiniz, şimdi G.Saray, maçını seyircili oynuyor olacaktı.