Her şey 'ikisine' bağlı Ankaraspor maçının Beşiktaş'ını beğenmedim. Bir önceki hafta F.Bahçe deplasmanındaki "kaliteli" futbola karşın bu kez sadece "güzel goller" vardı. Şu, bir kez daha anlaşıldı. Beşiktaş lig üçüncülüğü veya kupa şampiyonluğunu gerçekleştirip Avrupa kapısını açacaksa "iki özel" futbolcusuna "çok özel" yaklaşmak zorunda. Kim onlar? Sergen ve Tümer... Bu ikisi "sağlam" olmadan, Beşiktaş ne ligi üçüncü bitirebilir, ne de kupada final oynayabilir. Evet... Gecikmeli de olsa çok isabetli bir "gençlik" operasyonu başladı. Gökhan Zan savunmaya renk getirdi. Gökhan Güleç, oynadıkça Beşiktaş'ın vazgeçilmezleri arasına gireceğini kanıtlamaya başladı.
Tigana, ilk 11'de Mehmet Sedef gibi henüz "formanın ağırlığını" taşıyamayan bir oyuncuyu tercih ederek İbrahim Akın'a bir "mesaj" veriyor. İbrahim Akın'ın bu mesajı aldığını sanmıyorum. Beşiktaş'ın önünde 7'si dışarda, sadece 4'ü içeride 11 lig maçı var. Her biri tam anlamıyla "kıyamet" maçı. Kupada ise final oynaması durumunda toplam 5 maç... 16 maçın kaderi, Sergen ve Tümer'in sahada kalacakları dakikaların "fazlalığına" bağlı. Bu arada Mustafa Doğan için de bir "paragraf" açalım. O bir samuray... Tigana bile onu "geç" keşfetti. Mustafa böyle oynarsa, orada "ötekilerin" şansı yok.