Cenk, Rapaiç ve Ulusoy Beşiktaş maçında Cenk'in yaptığı hareket gündemin tepesinde. Bir futbolcu olarak itiraf etmeliyim ki o pozisyonda her babayiğidin yapacağı bir iş değil. Ben olsaydım yapar mıydım, bilemem. Bu yüzden Cenk'i tebrik etmeliyim. Büyük ihtimalle UEFA tarafından bir fair play ödülü verilecektir. Burada yeni federasyona ve Ulusoy'a iş düşüyor. Kasedi mutlaka yetkililere seyrettirmeliler. Gerekirse Şenes Erzik de devreye girmeli. Avrupa'da 3-5 kişi yüzünden haksız yere, Türk futbolunun yargınladığı şu günlerde güzel olur düşüncesindeyim. Şimdi "Ben olsaydım golü atar mıydım'' tartışmaları var. Aslında atan da var atmayan da. Topu dışarı değil de içeri vursan da kimse bir şey demez. İşte öylesine bir pozisyon. Ama taça atarsan tarihe geçersin. 86-87 sezonunda Almanya'da Berlin'e transfer olmuştum. O sene Nürmberg-B.Münih çok önemli bir maça çıkmışlar. Nürmberg yenerse kümede kalacak, Bayern yenerse şampiyon olacak, öyle bir maç. Nürmberg'in santroforu (yanlış hatırlamıyorsam Nielsen'di) topa vuruyor, top yan ağlardan geliyor, hakem golü veriyor. Maç o sırada 0-0. Nielsen hakeme gidip gol olmadığını söylüyor. Hakem de golü iptal edip herkesin gözü önünde elini sıkıyor, bütün tribünler ayakta. Maç gene aynı futbolcunun attığı iki golle (2-1) Nürmberg'in galibiyetiyle bitiyor ve o sene Nielsen'e UEFA tarafından büyük bir törenle fair play ödülü veriliyor. Şimdi vereceğim örneği hepimiz hatırlayabiliriz. 2000 yılında Kadıköy'de F.Bahçe'nin G.Saray'la oynadığı son derece önemli bir maç berabere giderken, Rapaiç ortasahadan kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen Bülent Korkmaz'ın yerde olduğunu görüp topu taca atmıştı. Benim gibi bu olayı unutmayanlar çoğunlukta ama bu hareket o dönemin federasyonu tarafından bir ödülle değerlendirilmemişti! Şimdi aynı başkan Sayın Ulusoy gene federasyonun başında. F.Bahçeli futbolcudan esirgediği o fair play ödülünü K.Erciyesli Cenk'e vermesini bekliyoruz.