Beyaz bir sayfa Beşiktaş'ın Kayseri Erciyesspor karşısında sadece elde ettiği skor değil, futbolcuların psikolojik durumu ve motivasyonu da Kayseri'de oynanan ilk maçtan farksızdı. Taraftarla futbolcular arasında hatlar kopuk. Oysa Beşiktaş'ın en büyük gücü taraftarıdır. O pozitif enerji olmadan sahadaki 11 adamın koşması ya da topun rakip kaleye girmesi çok şeyi değiştirmiyor. Erciyes maçında bir kez daha gördük ki, kafası bulanık olan futbolcu öne geçse kaçamıyor, geriye düşse yakalayamıyor. Tigana'nın işi gerçekten zor. Ailton gider bir başkası gelir. Bu bile çok şeyi değiştirmez. Mantalitenin değişmesi ve bu anlamda yeni bir sayfanın açılması gerekir. Aksi halde uyumlu bir Beşiktaş görme şansımız hiç yok denecek kadar az. Halbuki, her şey başarı değil ve başarısız bir durumda bile takım olmanın durumları vardır. Ama sadece teknik adamın çabaları bütün yanlışları doğru yapmaya yetmez. Futbol takımı dediğiniz 11 kişiden oluşsa da bu görünen yüzüdür. Asıl takım tribündeki taraftar, sahadaki futbolcu, kulübedeki teknik kadro ve yedek oyuncularla birlikte yönetimin de aynı noktalarda buluşabilmesidir.
Şapkalar çıkarılsın 8 puan öndeyken şampiyonluğu kaçırdığı günden bu yana Beşiktaş gemisi sığınacak sakin bir liman bulamadı. Bu şartlarda elde ne olduğuna tekrar bakıp yeni hedefler belirlemek ve bu hedef doğrultusunda kenetlenmek atılacak ilk adım olmalıdır. Başarıyı bile ikinci planda tutup, uyumu arama gayretleri ön plana çıkmalıdır. Bu takdirde kayıplar sadece bu sezonla sınırlı kalır ve gelecek aylara, yıllara olumsuzlukların sarkması önlenir. Yönetimden taraftara, futbolcudan teknik kadroya herkesin şapkasını önüne koyup kendi hatalarını tespit etmesi, bu hataları düzeltme yoluna gitmesi şu aşamada yapılacak en doğru hareket gibi görünüyor. Bunu yapabilenler çoğunlukta olursa hatalar azalacağı gibi hatalarını düzeltme yoluna gitmeyenler de iyot misali açığa çıkacaklardır.