Suçlu Ailton değildi Bu sütunlarda Ailton ile ilgili hiçbir yazımda onun futbolculuğunu ve golcülüğünü tartışmadım. Hatta geçen haftaki yazımda Ailton'un gitmesi kadar, kalmasının da daha yararlı olabileceğini vurguladım. Kendinizi onun yerin koyun.
Ailton olarak 17 haftada kaç gollük pas aldınız? Aldığınız güzel pasları gole çevirmediniz mi? Beşiktaş, ligin ilk yarısında çok mu mükemmel oynamıştı da, Ailton bu çizginin dışında kalmıştı? Yanınızda Ailton olarak sizi tamamlayan ikinci bir golcü mü vardı? Aslında yolun yarısında işler çok kötü giderken, şampiyonluk elden kaçmışken, tek çözüm yolu gönderilmeniz mi olurdu? Ailton, Efes Cup'ta muhteşem goller atarken, eleştiri yağmuru altında kaldığı günlere yönelik şu mesajı verdi: "Suçlu ben değildim ama anlatamadım. İşte görüyorsunuz, pas gelince golleri sıralıyorum..." Ailton gider ya da kalır... Eğer kalırsa takım arkadaşlarının ona egoist davranmaması gerekiyor. İyi Sergen, Ailton'u oynatır... İyi Tümer de öyle... İbrahim Akın durumu en fazla gözden geçirmesi gereken oyuncu. Beşiktaş için önsezilerim ikinci yarıda çok şeyin değişeceğini söylüyor. Tigana'nın eli takıma iyice değmeye başladı. Mehmet Ekşi'nin menajerliğe getirilmesi çok isabetli bir karar oldu. Sanırım Beşiktaş ikinci yarıda ligin flaş takımlarından birisi olacak. Ama kesin gerçek şu: Şampiyon olamayacak!