İftiralar-itiraflar Gözünü sarı-lacivert nefret bürümüş ve beyninin kılcal damarları kulunçlanmış birileri ile onların medyadaki devşirmeleri tarafından ısrarla ve inatla 'nefret' havası pompalanmaya devam ediyor. Bu anti-F.Bahçe propagandası, 2. yarı ile birlikte de çirkin etkisini göstermeye başlayacak gibi görünüyor. 'İftira' cümleleri bile 'itiraf' gaflarıyla dolu aslında. Belli ki Fenerbahçe kimyalarını bir daha düzelmemek üzere fena halde bozmuş durumda... Anlamadıkları, anlamak istemedikleri ve anlayamayacakları şeyler oluyor... Artık Fenerbahçe eski özledikleri camia değil... Başkanını, yönetimini, hocasını ve transferlerini onlar belirleyemiyor. Bundan sonra da onlar belirleyemeyecek... F.Bahçe'nin her şampiyonluğu, içerdeki ve dışarıdaki sülüklerini, rantiye parazitlerini devre dışı bırakıyor. Bu çok ama çok gecik-tiril-miş, topyekün bir uyanış ve dirilişin öyküsüdür. Fenerbahçe dengesizliği üzerine kurulmuş dengeler, onun kendini bulmasıyla yerle bir olmaya başlamış, gerçek ve olması gereken dengeler oluşmaya başlamıştır. Medya dinozorlarının zorlamalarıyla yıllarca bir futbolcu ve teknik direktör değirmeni haline getirilen F.Bahçe, artık sakin ve ne yaptığın bilen, soğukkanlı bir kararlılıkla hedefine yürüyen yapıya büründü. Bu çok ciddi ve sosyolojik tez konusu olacak radikal bir kabuk değişimidir. Bu kararlılık, dayanışma ve bilinç sürdüğü müddetçe, istediğini alamayan kelle avcıları, çok yakında kendi elleriyle yaratıp tapındıkları 'hamurdan putları' yemeye başlayacak gibi görünüyor. Allayıp pulladıkları, pamuklara sarmaladıkları sahte kahramanlarının maskeleri düşüyor, kağıttan kaplanlarının gerçek kalibresi de ortaya çıkıyor yavaş yavaş. Az kaldı, çok az!