Akıl oyunları! Başkan Özhan Canaydın, görev yaptığı zaman zarfında başarılı olamadı. Verdiği hiçbir sözü yerine getiremedi. Büyük umutlarla oturduğu başkanlık koltuğunda, hem çok önem verdiği camiasıyla (liseliler) hem de taraftarlarla ters düştü. Borçlar artık döndürülemeyecek bir boyuta geldi. Canaydın son umut olarak Riva projesini ortaya attı. En az 110 milyon dolar gelir getireceği söylenen arazinin satışıyla Galatasaray'ın borçları makul bir seviyeye inecek, hem de takımsal bazdaki sorunlar çözülecekti. Buraya kadar her şey normal. Bir başkan sorunların çözümü için proje oluşturabilir ve genel kurula getirebilir. Ancak kritik soru şu: Özhan Canaydın, mart ayındaki kongreye kısa bir süre varken ve bu kadar sevmeyeni varken, "hayır" deneceği de çok belliyken neden projeyi genel kurula sorma gereği duydu?
Vebale ortak oldular Pek tabii ki mart ayına kadar bekleyebilir ve yeni gelecek yönetim (bu kendisi de olabilir) Riva ve diğer gayrimenkullerle ilgili değerlendirmede bulunabilirdi. İşte bu noktada Fatih Gökşen'in, satır aralarında kalan sözlerine bakmak gerekiyor. "Biz yönetim olarak Riva'yı genel kurula getirmeyebilir ve kendimiz bir tasarrufta bulunabilirdik. Ama başkan üyelere sormak istedi" diyor Gökşen. Şimdi bu açıklamanın istikametinde, olağanüstü kongre kararı; iyi niyetle alınmış, bir danışma isteği olarak da; Galatasaray'ın geleceğini ilgilendiren projenin geçmesi veya geçmemesinin getirdiği vebale üyeleri de ortak etme isteği olarak da değerlendirilebilir. İkinci seçenek bir teoridir ama inandırıcılıktan uzak değildir. Canaydın, Galatasaray'ı kurtarmak adına Riva projesini getirmiş ve durum vahimken genel kurul, projenin ertelenmesine hükmetmiştir. Artık iş Canaydın'dan çıkmıştır. Galatasaray'ın düşeceği durumun vebali önergede imzaları bulunan ve komisyona havale eden genel kurul üyelerinindir. Kısacası Canaydın temize çıkmıştır. Riva'ya pardon Canaydın'a "Hayır" demenin verdiği zaferin dayanılmaz hafifliği içinde olanlara da geçmiş olsun. Artık tüm sorumluluk sırtınızda. Galatasaray'ın düşeceği her kötü durumda Canaydın kadar sizin de sorumluluğunuz var. "Hayır" deyip çekilmek yok öyle!