Çırak çuvalladı Türk futbolu, 10 yıldır bir kaosun içinde sürükleniyor. Umut olarak getirilen Bıçakcı Federasyonu, daha ilk uygulamalarıyla iflas etti. Akaretler'deki Beşiktaş Kulübü binasında Murat Aksu önderliğinde kurulan, bir gecede Beşiktaş delegesi yapılan 'gizli iktidar' Hasan Doğan'ın güdümündeki kurum, herkesi hayal kırıklığına sürükledi. Tahkim ve PFDK'nın verdiği birbirinden çelişkili ve taban tabana zıt 'uç' kararlar da fitili ateşledi. Emre'nin futbolu aşağılayan parmağını 'ahlaki' bulan bir kurum, o andan itibaren kendi varlığını inkâr etmişti zaten. Hasan Doğan'ın 'Beşiktaş'a operasyon yapıldı' demeci, Bıçakcı'nın Terim'in ayağına jet-ski ile gidip teklif götürmesi, İsviçre maçlarında yaşanan ağır provokasyon ile de kalibresi ortaya çıktı bu federasyonun. Umut olarak gelenler, umutsuzluğun mimarlarını yeniden umut haline getirdi ya, bu ayıp onlara yeter de artar. Her şeyden önce her alanda liyakat esastır. Onun bunun adamı, yakını bilmem ne ile kurumları idare edemezsiniz. Lastik mutlaka bir yerde patlar, boyalar dökülür, döküldü de. Evet, Şenes Erzik'in çırağı Levent Bıçakcı, ne kadar iyi niyetli olursa olsun çok kötü bir karne ile sınıfta kalmıştır. Ve futbolu kurtarmak artık 'usta'nın yani Erzik'in görevidir. İştah kabartan geliri nedeniyle futbola yönelen mafyatik tehditler ve telkinler devlet gücü ile ortadan kaldırıldıktan sonra, mutlak bir destekle ve ekibini kendisi kurmak şartıyla yeni bir Erzik Federasyonu kurulmalıdır. Öncelikle yıllarca kutsanan ve futbolu esir alan "kazanmaya giden her yol mübah" felsefesi mimarları ile birlikte ortadan kazınmalı, o anlayışın çökerttiği ve iğdiş ettiği 'güven ve adalet' duygusu, en sarsılmaz biçimiyle ayağa kaldırılmalıdır. Şenes Erzik göreve!