İlham perileri Fenerbahçe, Trabzonspor'un karşısına uzun bir tatilden dönmüş gibi çıktı. Trabzonspor yoğun bakımdaydı da, şampiyon pozlarındaki Fenerbahçe'yi haklarken, elinden hakem aldı. İki takımın sol kanadına baktım. Tek kanadı kopmuş sinekle, mühendis arının karşılaştırması, maçın sonucunu belirleyen en anlamlı gerçekti. Gecenin hatıra defterine Lee Young'un adını yazdım. Ümit Özat'ı da ustalara bıraktım. Daum ile Fatih Terim kendi defterlerine yazsın diye... "Nadide sol kanat oyuncusu" olarak!
* Galatasaray, iç kanamayı durdurunca, Ankara'da hayata döndü. Geçen hafta kendi denizinde gemisini batıran korkak kaptan Gerets, Ankara'da Ümit Karan'la gemileri kapılara dayadı... Hafta içinde "Ey Hakan Şükür!" dedi, Gerets! "Kazanmak uğruna seni terk ediyorum!" Ama bu Galatasaray yıllarca Hakan Şükür'ü kazanmak uğruna neler kaybettiğini bir türlü anlayamadı. Merak etmeyin, sadece on dakika ara! Yakında Galatasaray'da özel güçlerin dediği olur!
* Trabzonspor'un Fenerbahçe karşısında verilmeyen penaltısı var. Ankara'da Galatasaray'ın aleyhine verilen berbat bir penaltı... Bu ülke garip bir ülke... Herkes birinin tahtına çıkıyor, birileri kara bahtına yanarken... Böyle meselelerde görüş bildirenlere bakıyorum da... Herkes kendi adaletinin ressamı... Kendi çıkarlarının metresi! Trabzonspor'un verilmeyen penaltısına bile "naylon yorum" yapanlardan ülkeye ne kalırsa, onları da "delikanlılar" toplasın! Hakemlere gelince... Hakemliğin adını, "Puan cetvelini ayarlama okulu" olarak değiştirmeyi teklif ediyorum! Ekranda pozisyonları dansa kaldıran "oryantal delikanlılar" bu meseleye ne der acaba?
* Haftanın en ilginç maçı Kayseri'deydi. Son dakikada Kayserispor'un penaltısını vermeyen biçare Kuddusi Müftüoğlu ile, delikanlı futbolcular tangosu vardı. Yeni kışkırtıcı uzmanımız Lorant bir harikaydı(!) Artık her takımda istemediğiniz kadar Alpay ve Emre mevcut! Onlara ilham verenlere, madalyalarını vermek şart oldu. Nasılsa içimizdeki çirkinliklere, "Avrupa'ya sır vermemek koşuluyla", izin veren bir anlayışı Fatih Terim iktidara getirdi. Biz kendi çöplüğümüzü eşeleyerek, imparator, kral ve bilumum "tanrı imalatını" sürdürelim. Maksat spor olsun. Bu hafta sonu futbol ve basketbol sahaları "ne kadar kanlıydı" gördünüz mü? Bunlar iyi günlerimiz!
* Sayın Fatih Terim! Hafta içinde İsviçre maçı için yaptığınız o kof savunmanızın duvarları yıkıldı. İçimizdeki çirkinlikleri kendimizi saklamaya çalışsak da, sizin kahramanlar(!) boş durmuyor. Alpay gurur anıtınız gibi duruyor. Hem Türkiye'de, hem Almanya'da... Cumartesi günü, hakemin görmediği bir pozisyonda Hamburglu rakibine yaptığı hareket için, kendi teknik direktörü ona insanlık dersi verdi ve sahadan aldı. Cezası da kapıda! Siz de ödülünü verirsiniz artık! Sportmenliğe cimri, çirkinliğe bonkör davranmakla, kimlere ilham verdiğinizi biliyoruz. O yüzden çocuklarımızı maça göndermiyoruz artık! Çünkü İsviçre maçından sonra ortalık Emre, Alpay ve Tümer gibilerinden geçilmiyor. Bu gurur size ait!