Demek ki oluyormuş Beşiktaş'ı anlamak gerçekten zor. Ligde ve Avrupa'da şu ana kadarki performansı vasatın altında. Yani kötü.. İyi oynadığı maçlar yok mu? Var. Bana göre sadece iki adet. Biri Malmö maçıydı. Kötü bir takımın iyi futbol oynayabileceğini ilk kez İsveç'te görmüştük. Buna nihayet bir başka maç eklendi. Sivas'taki 10 kişilik inanılmaz maç. Sivas'tan dönerken Turgay Demir ile bu çelişkiyi tartıştık. Şu kanıya vardık:"Beşiktaş eğer onur meselesi yaparsa kazanıyor!" Malmö'deki muhteşem futbol öncesi üst üste kaybedilmiş 3 lig maçı vardı. Öylesine öfkeli bir taraftar baskısı altında Beşiktaş muhteşem oynayarak Malmö'ye tarihinin en büyük Avrupa hezimetini yaşatmıştı. Sivas maçı da G.
Antep'e İnönü'deki yenilgi sonrasına denk geldi. Ancak Beşiktaş'ı burada ateşleyen faktör Ailton'un 24'üncü dakikada çok çirkin bir hareketle kırmızı kart görerek arkadaşlarını yalnız bırakması oldu. Beşiktaşlı futbolcular Ailton'un kendilerine yaptığı ihanete cevap vermek için birdenbire başka takım oldular. O ana kadar yenik durumda olan, iki yakasını bir araya getiremeyen, ikinci gole davetiye çıkartan Beşiktaş; 10 kişiyle 12 kişi gibi oynamaya başladı. 5 dakikada oyunda, 10 dakikada skorda dengeyi sağladı. Çok geçmeden öne geçti. İkinci yarıda top daha çok Cordoba'nın etrafında dolaşmasına rağmen sahada "kenetlenmiş" ve son derece akıllı futbol oynayan bir Beşiktaş vardı. Üçüncü gol elbette hiç sürpriz olmadı. "Bu Beşiktaş"; Zenit'i geçer, gruptan çıkar, ligde seri yapar. "O Beşiktaş" ise hiçbirini beceremez...