Medeni barbarlar Kusura bakmayın, bugün üslubumu ilk kez bozacağım. İstiklal Marşıma bile hakaret etmiş bir topluma (millet değil) karşı maalesef medeni olamayacağım. Bu nedenle medeni geçinenler bu yazıyı okumayabilirler. Türk Milli Takımı, tarihinde ilk kez şirret, pespaye, efemine bir ortamda maç yaptı. Etmedikleri hakaret kalmadı. Kalecimize "palyaço" dediler. Hocamıza; hocalarıyla, futbolcularıyla, yöneticileriyle ve seyircileriyle ana avrat küfür ettiler. Sahaya atmadık şey bırakmadılar. Bacak kadar boylarıyla bizimkileri dövmeye kalktılar. Hakemi ayarladılar, rövanş hakemini değiştirdiler, basın bülteninde ilk maçın hakemi yerine ikinci maçın hakemini yazarak "onu da ayarladık" mesajı verdiler.
Sözlerim İsviçre medyasına. Sen kimsin be! Yirmi kantonun, altı yarı kantonunla Alman mısın, Fransız mısın, İtalyan mısın, nesin belli değil. Dünyanın kara parasına bekçilik yapmak için Avrupa Birliği'nden kaçmıssın. Bayanlara oy verme hakkını bile bundan topu topu daha 34 yıl önce tanımışsın. "Türkler kadın düşkünü" demişsin. Peki, "Avrupa'nın en erkek düşkünü kadınları hangi topraklarda yaşıyor?" desek ne cevap buyurursun? Biz, İngilizlerle de çok kavgalı maçlar oynadık ama bakıyorum hepsinde bir asalet varmış. Alpay'ı Beckham'a yaptıklarından sonra İngilizlerden çok biz kınamıştık. İlk maçı ev sahibi terbiyesizlikleriyle zaten karşılaşma öncesi 2-0 kaybetmiştik. Şimdi "dövmek" dışında her türlü cevap hakkımız var. Sahaya 3-0 için değil, 5-0 için çıkmalıyız. Neuchatel maçı gibi...