Arkasında değil yanında olun! İspanya'daki Sevilla karşılaşmasını tribünden izleme şansına sahip ender gazetecilerden biriyim. Gerçi FOTOMAÇ okurları; maç öncesi, maç sonrası, 90 dakika sırasında yaşananlar, karşılaşma TV'den yayınlansa bile görülemeyecek tüm detayları en ince ayrıntısına kadar okuma şansı buldular ama ben yine de çıplak gözle izlediklerimi paylaşmak istedim. Öncelikle şunu söyleyeyim, Beşiktaş farklı mağlubiyeti kesinlikle hak etmedi. Siyah-beyazlılar bu maçın ilk yarısındaki futbollarının yarısını ligde oynasınlar, sezon sonuna kadar tek bir maç bile kaybetmezler. Oyunu kontrolü altında tutan, savunmada açık vermeyen, doldur boşalt orta yapmayan, ataklarını organize geliştiren temsilcimizin futbolu, tribündeki İspanyolları bile şaşırtmıştı. Doğrusu biz de bu kadar kendine güvenen bir takım beklemiyorduk. Yani Kartal'ın müzmin hastalığı olan konsantrasyon eksikliği geçmişti.. Daha doğrusu biz geçtiğini zannedip sevinmiştik.. Art arda gelen iki gol, hastalığın tedavisinin daha süreceğinin bir göstergesi olurken, yine de yılmadı siyahbeyazlılar. Oyunu lehine çevirmek için vargücüyle uğraştı temsilcimiz. Vargücüyle diyoruz ama gücü kalmamıştı Kartal'ın. Çünkü böylesine tempolu bir maç oynamamıştı daha önce, dolayısıyla da pil erken bitmişti.. Şu an itibariyle yapılması gereken iki şey var. Birincisi, büyük ölçüde giderilen konsantrasyon eksikliği sorununu bir an önce tamamen ortadan kaldırmak. İkincisi, üç cephede savaşılacağından, tempolu ve zorlu maçlar için daha iyi kondisyona sahip olmak. Bunu yaptıracak kişi elbette Tigana.. Hani şu "Sihirbaz değilim, ama iyi bir işçiyim" diyen Fransız teknik adam. Ona güvenilmeli. Ama arkasında değil, yanında olunmalı... İşte o zaman bir şeyler düzelecek... A.Gücü ve Sevilla maçlarındaki Tiganalı Beşiktaş bize bunun sinyallerini verdi.