En iyisi taraftar Trabzonspor'un bu yılki aldığı kötü sonuçların en önemli nedeni geçen yıl takımı taşıyan 3 tane süperstarının olmayışı. Özellikle Fatih ve Szymkowiak'ın eksikliği şu ana kadar oynanan maçlarda hem bireysel, hem de kollektif oyunda rakiplerine üstünlük sağlayamadılar. Geçen yıl oynanan futbola baktığımızda; ne yaptığını bilen, oyun kontrolünü elinde bulunduran hem kanatları kullanarak, hem de ortadan yapılan organizasyonla ortaya çok yönlü, etkin, ofansif futbolun tüm güzelliklerini yansıtan bir Trabzon vardı. Şimdi baktığımızda, Trabzonspor'un hangi taktikle, nasıl oynadığını anlamış değiliz. Fatih gol atacak, Fatih geri gelip pas atacak, zaman zaman da Yattara sağdan getirdiği toplarla gol bulacak. Böyle bir oyun anlayışıyla bu takımıın başarılı olması, başarılı olsa bunun devamlılık sağlayabilmesi mümkün değildir. Bordo-mavililer bütün müsabaka boyunca bir tane gol atmıştır. O da pozisyon değildir. Trabzonspor kendi sahasında oynamış olduğu maçı pozisyon bulmadan tamamlamıştır. Bazıları takımı tedavi ettiklerini söylüyorlar. Ben nasıl tevadi ettiklerini anlayabilmiş değilim. Trabzon, topu kullanmada son derece yetersiz, bloklar arasında büyük kopukluklar yaşanıyor. Rakibe boş alanlar bırakılıp oynanması sağlanıyor. Defas bloku topları gelişigüzel ileriye vuruyor. Özellikle Kürşat, uzun boyuna rağmen kafaya çıkıp vuramıyor, topu hiç kullanamıyor. Ayrıca rakibin yüzü kendi kalesine dönükken gereksiz fauller yapıyor. En kötüsü hata yapınca ellerini ve kollarını havaya kaldırarak arkadaşlarını tribüne satıyor. Bir sporcu için en kötü şey arkadaşlarını tribüne satmaktır. Taraftarları ise takımlarını yalnız bırakmadıkları için kutluyorum.