Kral'sız olmuyor Dün akşamın önemli notlarından birisi de Fatih Tekke ile ilgiliydi. Divan Kurulu toplantısında ismi verilmeden başkanı tarafından kellesi giyotine getirilen kaptan dün attığı golle hem başkanına cevap verdi hem de divan toplantısında kendisi ile ilgili soru yönetenlere... Haa şunu belirtmeden geçemeyeceğim, umarım sizlerin de dikkatinizi çekmiştir. Attığı golden sonra kaptanın hocasına "hasret" giderircesine sarılması kafalarda daha da soru işaretleri bırakmadı değil... Ben daha önceki hocasına böyle hasretle sarılmasına tanık olmamıştım. Ama yine de Kral'- ın golle dönüşü hem camia için hem de yönetim için "umut "olmuştur. Demek ki Fatih'siz olmuyormuş. Kimse boş yere havanda su dövmesin. Her şey faso fiso. Fatih ise bir gerçek. Benim bir anlam veremediğim de Halilhodziç'in hafta içi yaptığı basın toplantısında Trabzonspor'un ligdeki hedefini küçültmesiydi. Madem ki hedef 4 ila 6.'lık arasında olacaktı da Şenol hocanın günahı neydi. Bu takım zaten Vahid hocanın söylediği hedefi, ama öyle ama böyle yakalardı. Bana öyle geliyor ki Vahid hoca sürç-i lisan eyledi. İleride hep beraber Trabzonspor'un eksiklerini göreceğiz. Fizik kondisyonunu nasıl düzeltip, takımı şaha kaldırarak üç büyük takım arasına sokacağını da... Gelelim maça; Trabzon ilk yarıda iyi oynadı. Kralı ile de golü buldu. İkinci yarıda kötü oynamadı. Ancak yaptığı iki değişiklik rakip takımın oyun üstünlüğünü ele geçirmesine neden oldu. Fatih'in sahada yürüse bile çıkarılması bence son derece yanlıştı. Oysa sonuna kadar sahada kalsaydı, rakip takım fırsat bulup hücuma kalkamaz, üç puan Trabzonspor hanesine yazılabilirdi. Kısmet diğer maça...