Kutsal itiraf! Nihayet Ergun Gürsoy itirazcı ittifakın itirafçılığına soyundu ve 'aciz eylem' planlayıcısı 'pankartçı üçüz'lerin sözcülüğünü yaptı: "Fenerbahçe sinirlerimizi bozdu." Daha düne kadar ve yıllarca "başarı için her yol mübah" felsefesinin böbürlene böbürlene bayraktarlığını yapanlar, "etiği senin kemiği benim" düsturu ile yaşayanlar, futbolun ürettiği bütün değerlerin organize bir hareketle ırzına geçip aşağılayanlar, ahlak öğretmeni kesildi ya; tam bir zavallılık. Ülkenin doping cezası almış iki futbolcusunu kadrolarında barındıranlar, rakibi ısırmayı, tükürmeyi, küfretmeyi ve her pozisyona itirazı, futbol geleneği haline getirenler, Malatya'ya giden 'tofaşoğulları'nın mimarları ve onların köşebaşı tutmuş mihmandarları, yüzsüzce 'ahlak' diyor... Gazeteci Ömer Lütfi Mete, Balonya Tüneli isimli kitabında yer alan şiirinde, "Öyle ağızlar sevgi dedi ki; tiksindi lağım" der. Durumu en güzel özetleyen tanım bu olsa gerek. Galatasaray Ulusoy dönemini arıyor. Ulusoy da başkanlık hevesleri kurduğu Galatasaray'ından vefa bekliyor. Ama önce o 'ahbap-çavuş' vargelindeki meşhur 4-0'ın hesabını vermek zorundalar. Emre'nin parmağını ve diyafon muhabbetlerini "etik" bulan Beşiktaş, bir 'sahte yıldız' için feda ettiklerini hesaplamak, 100. yıl şampiyonluğundaki 'pay taksimini' mahkeme önünde halletmek, Akçaabat Sebatspor ve Çaykur Rizespor maçlarındaki 'şike' soruşturmasından aklanmak zorundadır öncelikle. Faullü gole ısrarla ve hep bir ağızdan kasıtlı olarak 'el' diyerek beyin yıkayan 'yapışık üçüzler'in feryadı 'neden eskisi gibi kollanmıyoruz' paniğinden ve arayışından başka birşey değildir. Kendi tarihini inkar edercesine duruşundan giderek uzaklaşan Trabzon da arada sıkışıp kalmış, bunların eteklerine tutunmuş. Ama kötü haber şu ki, o alışık oldukları eski saadet düzenini bir daha asla bulamayacaklar; Ulusoy'un prenslerinden Murat Aksu önderliğinde, bu federasyonu Akaretler'deki kendi kulüp binasında kuran Beşiktaş bile. Alışacaksınız!