Gençlere inanmak Türkiye'de Nuri Şahin rüzgarı esiyor. Demek ki, bir gence inanılıp güvenildiği zaman, onun tecrübe kazanmasına yol açan gerçeklerin kapısı da açılıyor. Nuri Şahin; ailesi ve kendisi kadar, 17 Yaşaltı Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın el emeği, göz nurudur. Nuri'den önce A Milli Futbol Takımı'nda genç futbolcu oynatacak cesareti bulamayanlar, bazı gerçekleri de öğrenmişlerdir elbet. Galatasaray'ın eskileriyle harcanan zaman gençlere harcansa, daha ne Nuri'ler kazanırdık. Alpay ve Fatih Akyel gibilerine verilen emek, Fenerbahçeli Olcan'a harcansa, ülkemize sağlam temeller atılırdı. Şimdi Nuri'nin kaymağını yiyenler, gerçek bir emekçinin hakkını yemesin bari...
***
Bu ülke Rüştü Reçber'le kaleciliğin ellerini kesti. Rüştü'yü kaleye koymayı "prensip edinen" teknik direktörlüğün halkası olanlar, Rüştü'ye tanınan ayrıcalığın vebalini ülkemize ödettiler. Ve diğer gençlere... Rüştü'den gayrisini kaleci bellemeyen ve genç kalecilerin yolunu kesen haramiler için, en gerçekçi delildir Volkan Demirel... Rüştü'de olmayan o kadar çok şey var ki Volkan'da... Ama ona inanacak bir yürek bulmakta zorlandı Fenerbahçe... Zoraki bir durum olmasa, bugün yine Volkan yoktu... Türkiye'nin bugünü ve yarını olan bir kalecinin gecikmesinin sebebi Daum'dur... Fenerbahçe'de Volkan'a şans verildi de, ne kaybedildi? Kazanılan çok şey var! Fenerbahçe'nin Daum'la neler kaybettiğini anlatmak için, bundan daha güzel bir örnek olamaz.
***
Lig tatile girdiği zaman, yöneticiler çalışıyor. Ergun Gürsoy'un doğru bildiğini söylemek konusunda, diğer yöneticilere benzemeyen bir tavrı vardır. Ergun Gürsoy'un "Fenerbahçe'nin gerisinde kaldık" açıklaması, neredeyse Galatasaray'da infial yaratacaktı. Ergun Gürsoy'un söylemesine gerek yok, bu gerçeği cümle alem biliyor. Hâlâ mazinin konaklarında UEFA Kupası'yla oturanlar, gerçeğin tek göz odalı evlerinde her şeyi bulacaklardır. Kendilerine bırakılan o pusulayı! Mesele stat meselesi değil. Mesele kendini sorgulama ve yürek meselesi... Bugün Galatasaray'ı yerle bir eden gerçek, UEFA Şampiyonu olmanın kibirinden kalan "kompleksin faizidir!"
***
Hakan Şükür'ün "kral açıklamaları" vardı geçen hafta. "Ben hayatım boyunca, kendimi yere atıp bilerek penaltı yaptırmadım" diye... Bu bir özellik değil Hakan! Arif Erdem senin yerine de attı, arkadaşlarının yerine de... O penaltıları da sen gole çevirdin ve "Kral" oldun. Takımın şampiyon oldu... O zaman vicdanın neredeydi be Hakan! Bir çıksaydın ortaya... Bir selam çaksaydın sportmenliğe! Biz de sana bugün selam dururduk. "Kalbiyle konuşuyor" diye....
***
Neyse, eskilere takılıp, gençlerden uzaklaşmayalım. Gençleri "satırbaşına" almazsak, bu ülkenin geleceği olmayacak. Çünkü dünü eşelersek, herkesin canı sıkılır. En çok da, el değmemiş lig özlemi çeken, "Kırk kocalı bakirelerin..."