Ailton'u anlamak Poster çekiminden sonra ropörtaj nedeniyle iyi bir sohbet etme imkanı bulduğum Ailton'u şimdi çok daha iyi tanıyor ve anlıyorum... Bir kere Ailton İstanbul'a alışamamasına rağmen Beşiktaş'a alışmış ve sevmiş... Genel olarak önemli hiçbir problemi yok... Tek istediği daha çok topla buluşmak ve daha çok gol atmak... Takım arkadaşlarının kendisine karşı önyargılı ya da tavırlı olduğunu kesinlikle düşünmüyor ama az koştuğunun ve bunun da çevresini biraz olsun rahatsız ettiğinin farkında... Yani kendini iyi tanıyan Sambacı çevresini de iyi gözlemliyor. Çünkü bu gözlemi yanlış değil, benim konuştuğum bir çok futbolcu da "Biraz koşsa daha faydalı olur" şeklinde tanımlıyor Sambacı'yı... Bana kalırsa Rıza Çalımbay bir karar vermeli ve Beşiktaş'ı ya Ailton'a göre oynatmalı ya da bu oyuncudan tam randıman alamayacağı gerçeğini görmeli. Ailton çok iyi bir son vuruş ustası, ondan rakip savunmaya pres yapmasını beklemek hayalcilik olur ama sprinter yapısından faydalanmak Beşiktaş'a çok şey kazandırır... Ailton'a göre oynamak dediğim de bu gerçeklerden hareket etmekten başka bir şey değil. Orta alandaki oyuncular Tümer, Kleberson, Okan ve diğerlerinin ilk hedefi savunmanın arkasına koşu yapabileceği pozisyonlarda Ailton'u topla buluşturmak olmalı... Bu taktirde Beşiktaş'ın rakip kalede bulduğu pozisyonlar çok daha fazla olacaktır, dolayısıyla golleri de artacaktır Kartal'ın... Haa unutmadan, "Gol yemeden atmayı başarmalıyız" diyor Ailton ve bu da çok doğru bir tespit... Özellikle ligde durum böyle... Buna bir son vermek şart...