Eller yukarı! Şu "el" meselesini biraz inceleyelim... Ekrana baktığınız zaman feci bir manzarayla karşılaşıyorsunuz... Bir pozisyonda sadece tek hata yok. Hata sayısı ne biliyor musunuz? Bir pozisyonda tam "6" adet korkunç hata. Nedir bunlar? Bir... Anelka'nın pozisyonda kaleciye faul yapması... İki... Yaptığı faulden sonra "elle" gol atması. Bu, golü "Tanrı'nın eli" olmaktan otomatik olarak çıkartıyor. Demek ki, orta hakem eşittir iki hata... Kurallar yardımcı hakeme geniş yetki veriyor. Parmak, düğme ve "bip" sistemi... Soyadı "Gemici" olan yardımcı hakem maçı güverteden değil, ambardan seyrediyor olmalı ki, "faul" artı "el" durumundan habersiz. Hata sayısı etti mi dört... Bir de dördüncü hakem var.
Onları Türkiye tabela "kaldırır" ve "indirir" olarak tanıyor. Öyle değil.. Yetkileri, yardımcı hakem yoluyla orta hakemi uyarmaya kadar uzanıyor. Faul ve el... Yardımcı hakem uyarılmış mı? Asla... Ne olmuş? İki artı iki faciaya, iki hata daha eklenmiş. Oldu mu size "altı" büyük hata... Soru şu? F.Bahçe, "Konya'da zor durumda kalırsam, elle ve kolla da atsam, aslanlar gibi golümü say" diyebilir mi? Diyemez... O zaman? Hazin bir durum var demektir... Hazin duruma gelince... İyisiyle bile, ligimiz bu hakemlerle hastanelik... Sonuç... 2005-06 sezonu cumartesi gecesi Konya'da bitmiştir...