Türk Basketbolu 2001-2001 2001 Avrupa Şampiyonası'nın "gümüş madalyalı" hocası Aydın Örs, 2003 İsveç Bozgunu sonrası görevi bırakıp giderken özellikle federasyon yönetimi rahatlamıştı. Çünkü, suçlu Aydın Örs'tü onlara göre. Oysa, Türkiye'nin en başarılı hocası biliyordu ki, Türk Basketbolu dünya vitrinine çıktığı gün künyesine "Türk Basketbolu..2001-2001" yazılmıştı. Aydın Örs biliyordu ki, gümüş madalya alınıp da millet 12 Dev Adam'la yatıp kalkarken işin aslı öyle değildi. Amerika'daki Dünya Şampiyonası sonrasında şapkalar düşüp keller görünmüştü. Ama federasyon gerçeklerden hep kaçmış, takım içindeki çözüme çare bulmak yerine Aydın Hoca'nın kellesinin alınmasını daha uygun görmüştü. Şöhret, dolar milyonerliği, birbirini çekememezlik, arkadaşlığın bitmesi, bencilliğin ön plana çıkması 12 tane adamın sırtında kendilerine prim yapma riyakarlığı hep Sırbistan-Karadağ gerçeğinin sinyalleriydi. Basketbolcudan ziyade "kahraman" mertebesine yükselen bu adamlar yanlış olamazdı. Yanlış olan Aydın Örs, yönetime göre gitmeli ve onlar da koltuklarını koruyabilmeliydiler. Tanjeviç bir perdeydi Tanjeviç'i bu saklanan görüntünün üzerine bir perde gibi serdiler. Karizması vardı yeni hocanın. Belki de en doğrusu buydu. Ama, ne zaman "yumurta kapıya gelince" yeni hocada işi anladı. Gençleştirmeye gittiğinde yeni bir şampiyonaya gelinmişti. Millet, hala 12 Dev Adam beklentisindeydi. Ama kaos, kavga çok ileri boyuttaydı. O da yanlış 5'ler, hatalı taktikler yapınca Türkiye, bir tek Bulgar galibiyetiyle tükendi. Aydın Örs'e sahip çıkmayanlar Tanjeviç'in istifasını kabul etmiyorlar. Oysa her şeyi biliyorlardı. Milli takım üzerinden prim yapmaya kalkıp Türk Basketbolunun gerçeklerini unutanlar bir seçim daha kazanmışlar, özerk olmuşlar ve belki de 3-4 seçimi daha garanti etmişlerdi. Şimdi timsah gözyaşı dökenler bu işin asıl sorumlularıdır. Dev'likleri çok geride kalmış bazı sporcular gibi. Atletizm, güreş, voleybol ve halterden sonra basketbol da bitti. Varsın olsun, ne çıkar... Yöneticilerimiz hala yerinde ya.