Hasat ve haşat! Fenerbahçe'de son iki buçuk yıldır istikrar konusunda gösterilen soğukkanlı kararlılık, taraftarın gösterdiği sabır ve koşulsuz destekle birleşince, şimdilik fidan halindeki meyve ağaçları da çiçeklerini açmaya başladı. Bahçenin üzerinde aynı hassasiyetle durulduğu, fidanlar soldurulmadığı, bahçıvan küstürülmediği sürece, bu güzel çiçekler de, yavaş yavaş olgun ve doyumsuz tattaki meyvelere dönüşecekler. İşte o meyveler olgunlaştığında da Fenerbahçe ve Fenerbahçeli için 'hasat', birileri için de 'haşat' mevsimi başlayacak. O zaman bu zahmetlerin semeresini toplayıp, keyfini sürecekler. Bu 'topyekün imece'nin, onun altında yatan 'direniş ve diriliş'in öyküsünü, 'dileniş' konusunda uzmanlaşmış olanların algılaması bile hayal ötesi bir beklenti. 'Babalar Ligi' için 'Anneler Ligi'nden alınacak her vize, süreklilik, tecrübe, toplam kalite ekonomik girdi ve prestij anlamında çıtayı iyice yukarı çekmek demek.
Büyük yürüyüş sürmeli 'Rönesansının dinamikleri', 'Rantçılarının dinamitlerine' galip geldiği sürece, Fenerbahçe yıllar sonra gecikmeli de olsa hak ettiği yere doğru gelecektir. Şimdi artık içeriden ve dışarıdan yoldan saptırma, alıkoyma, bu pozitif enerjiyi ve sinerjiyi dağıtmayı amaçlayan, kasıtlı ve tuzaklı polemiklerin batağına saplanmadan, soğukkanlı bir biçimde hedefe yürüme zamanı. Gölgelerle uğraşma değil, ışığı önüne alıp yürüme zamanı. 'Büyük Yürüyüş' mola bile vermeden sürmeli. Fenerbahçe'yi bu yoldan ancak ve yalnızca Fenerbahçe'nin kendisi alıkoyabilir, başka hiçkimse ve hiçbirşey değil. Ve Fenerbahçe tarihinde ilk kez 3 kez üst üste şampiyonluk fırsatını yakalamış durumda. Bu tarihi fırsat kesinlikle heba edilmemeli. Çünkü bu keskin viraj dönüldüğünde, her şey çok ama çok daha güzel olacak. Dünyanın bütün tankları, topları bir araya gelse de, mayıs ayında erik ağacının engellemeye güçleri yetebilir mi ? O halde..