Ceza kimden? Beşiktaş, zor günlerin eşiğine geldi. 90 dakikalık trafik sıkışıklığı; cumartesiden itibaren başlayacak. Ç.Rizespor deplasmanından sonra perşembe günü İnönü Stadı'nda Malmö randevusunun ilki, üç gün sonra da aynı yerde Fenerbahçe derbisi bekliyor siyah-beyazlıları. Birbirinden zorlu üç kapışmadan alınacak üç galibiyet Beşiktaş'a moral motivasyonu ve buna bağlı olarak fiziksel güç kazandıracak. Beşiktaş'ı peş peşe üç zorlu maçtan galibiyetlerle çıkartacak faktörlerden eşit değerdeki güçlü, geniş kadronun hırs, oyun disiplini, savaşçı ruha sahip olmasıdır. Orta alandaki dağınıklığı toparlayıp, oyun organizasyonuna çekidüzen veren Kleberson, gol sorununu çözen Ailton, Beşiktaş'taki olumlu özelliklere "artı" oldular. Takımın "eksik" yönü; yılların sancısı kanatlar. Oysa kapanan savunmaların çözümü; son çizgiye kadar inerek, gol pası verecek kanat adamlarıdır. İbrahim Üzülmez, dört yıldan bu yana, savaşçı özelliğine gol pasörlüğünü katamadı. Yerini alan Adem Dursun, umut veriyor. Sağda Ali Tandoğan, ilk haftadan üç maç cezalık hakeme küfürle umutlara limon sıktı. Disiplinli oynarsa sağ hücum hattının ağır topu olur, kendine inanan hocasını Kürşat gibi aldığına pişman etmez. Kartal'ı şampiyonluk yolunda uçurtacak ya da alıkoyacak bir önemli faktör de taraftarıdır. Bu tartışılamaz. Tartışılamayacak bir diğer gerçek; bilinçsiz taraftarın neden olduğu olaylardan en çok canı yanan Beşiktaş'a, şampiyonluğuna mal olabilecek cezaları Federasyonu'nun değil, gerçekte taraftarların arasında oturan çapulcuların verdiğidir. Çapulcular tribünlerden ayıklanmadıkça küfür, olay ve cezalar bitmeyecek, Beşiktaş, şampiyon olamayacak! Bu biline!..