Yeneriz ve gideriz Kaderimiz yarın gece Kiev Central Stadı'nda çizilecek. O statta şimdiye kadar üç maç izledim. Ukraynalılar söz konusu maçın D.Kiev veya Milli Takım olması durumunda 100 bin kişilik stadı dolduruyorlar.. Dondurucu soğukta bile.. 18 yıl önce Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finalinde D.Kiev, İzmir'de Beşiktaş'ı 5-0 yenmişti. Dört gün sonra Kiev'deki rövanşa gittiğimizde eksi 15 derecede tribünde boş koltuk yoktu. Yani Dünya Kupası biletini kapmış, zafer sarhoşu bir ülkede gevşemiz tribünler önünde oynayacağımız sanılmasın. Tribünleri, yarınki geceyi "gala" gecesi olarak yaşamak isteyecektir.
Final bileti almış futbolcuları ise bu coşkulu ortama 90 dakika aynı coşkuyla karşılık verir mi derseniz, "biraz zor" derim. Dün de yazmıştım. İnsan doğası.. Şansımız bununla sınırlı değil. Başından beri bizim gruba bakanlar, en iyi takım olarak ne lider Ukrayna'yı, ne de Avrupa Şampiyonu Yunanistan'ı gösterdiler. En iyi takım olarak hep bizi ve Danimarka'yı işaret ettiler. Biz grubun en iyi takımı olmamıza rağmen en iyi sonuçları alamadık. Kendi sahamızda 9 puan gibi bize yakışmayan kayıplar verdik. Üstelik üç ciddi rakibimiz Ukrayna, Danimarka ve Yunanistan'ı hiç yenemedik. Yarın, gruptaki büyük maçlardan sonuncusunu galip bitirirsek, bu ayıbı ortadan kaldırırız. Fatih hocanın bana göre son maçta Hasan Şaş ve Hamit dışında yanlışı yoktu. Türk Milli Takımı, yarın Kiev'de grubun en iyi takımı olduğunu kanıtlamalı. İddiam şu.. Yeneceğiz ve gideceğiz..