Aferin Tulun'a Yönetim kurullarında mutlaka en az teknik direktör kadar futboldan anlayan iki üç kişi olacak, çünkü transfer salt teknik direktörlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir" diyen Ali Şen çok önemli bir gerçeğin altını çiziyordu. Fatih Gökşen'in dışında Galatasaray Yönetim Kurulu'nda futbola teğet dahi geçen bir tek Allah'ın kulu yok. Ama onu bunu suçlamaya gelince kuyruk kapının önünde başlıyor! Ribery getiriliyor, taraftar bağrına basıyor, yönetim hataları yüzünden elden kaçıyor. Suçlu Bülent Tulun ilan ediliyor hemen. Niye? Bülent her şeyi yapmanın ötesinde bir de futbolcuların ne zaman para alacaklarını da mı izleyecek? Bu yönetimin mali işlerden sorumlu bir başkan yardımcısı yok mu? Taraftarı olur olmaz demeçlerle sürekli yanlış yönlendiren, transferle ilgisi olmamasına rağmen "şunun işi bitti, falanca yarın geliyor" diye gereksiz beklentiler yaratan kimi yönetici(ler), bu transferler olmayınca suçu hemen Bülent'e yıkıyorlar. Keşke Bülent kadar Galatasaraylı olabilseler, keşke Bülent'in bu kulübe yaptığı hizmetlerin onda birini gerçekleştirmiş olsalar!
Cepler akrep dolu! Herkes Bülent Tulun'un Heinz transferinde çektiği faksı, eğer çekmişse, eleştiriyor. Ne hikmetse G.Saray'ın zaten kısıtlı parasını sağa sola saçmaya pek bir meraklıyız sanki! "Aman 2 milyon 250 bin euroya indi Mönchengladbach, yaşasınnn! Hemen bastırıp parayı alalım!" Bu paraya katkıda bulunan kimse var mı? Yok. Herkesin cebinden akrepler düşüyor yerlere... Bülent Tulun, G.Saray'ın parasının bekçisi. "Biz böyle öğrendik arkadaş" diyor! Şimdi 2.250'yi 1.850'- ye indirmişse bu yanlış bir iş mi? G.Saray'a bir faksla 400 bin euro kazandırdığı için mi suçlayacaksınız Bülent'- i? Keşke dil uzatanlar, vazgeçtim 400 binden 40 euro kazandırsınlar G.Saray'a da onları omuzlarda taşıyalım. "Heinz, G.Saray'a yararlı olur mu?" sorusunun yanıtını hemen vermek çok güç. Bekleyip görmek gerek ama Gerets bu kadar çok istemişse Bülent Tulun görevini yapmış demektir. Hayırlı olur inşallah!