Vuslatın ayrı Tam 96 gün sonra gelen vuslat ötesi bir vuslat.. Türkiye'nin seyircisi en az ama taraftarı en çok takımı Fenerbahçe, tribünleri ile buluştu, tek yürek oldu.. Bu ömre bedel buluşmayı taçlandıran ise sahaların 'sokak futbolcusu' Alex'ti.. Aklın ve yüreğin çıldırdığı noktaydı.. Ne diyelim sana sokak çocuğu gülüşlü, futbol mühendisi 'inceci' Alex; "sen gök yüzü ol da, gündüzler bile lacivert kalsın.." Hala senin futbolunu ve futbolculuğunu tartışanlara inat.. Baksanıza bu çocuklar sayesinde, artık birileri kendi transferlerini bile üstelik en yetkili ağızlardan, onlar üzerinden, zorlama çapraz kurlar oluşturarak tanımlar hale geldi; "Şu kadar Alex, şu kadar Anelka, şu kadar da Appiah eder..." Appiah'tan, Anelka'dan çok çok daha önemli en yeni transfer de görücüye çıktı; Fenerium Tribünü... Bir devrimin tamamlanmak üzere oluşunu sembolize eden, tarihe tanıklık eden herkesin gururla ve hayranlıkla, 'benim de payım var, katkım var' duruşuyla izlediği gözbebeği bir tribün.. İşte kulübün geleceğini kurtaracak 'mihenk taşı' bir hamlenin dördüncü ve son kanadı da hızla tamamlanıyor.
Ödün verilmesin Şükrü Saraçoğlu'nun yeni tribünleri her maçta lisanslı ürün kullananlarla doldukça, fabrika üreten fabrikalara dönüşecek o futbol mabedi. Ve daha ne Appiah'lar, ne Alex'ler, ne Anelka'lar gösterecek F.Bahçe taraftarına. Yeter ki yönetim ve taraftar, 'istikbal ve istiklal'in 'istikrar'da olduğunu asla unutmasın, bütün saldırılara karşın bu ödünsüz çizgisinden sapmasın.. "Büyük Yürüyüş" devam ettikçe, içerden ve dışarıdan birileri, panik halinde sistematik saldırıların dozunu artırıyor. Ve bu dozun daha da artacağı da kehanet değil. "Sinsi ittifaklar" kurarak suyuna zehir katmaya çalışanlara bir minik tüyo bizden; Dur-du-ra-maz-sı-nız!