Fener Nasıl İyi Olur? Diyarbakır maçında rakip küçümsendi Takım olamamak sıkıntının kaynağı. Rakipler ölü toplar için gerekli önlemi alıyor. Daum alternatifler üretmeli.
Fenerbahçe iki maçtır ne medyanın ne spor kamuoyunun ne de taraftarlarının beklentilerine cevap verebildi. Yüzeysel de olsa bunun nedenlerini bir araştıralım. İlk önce maça çıkan kadroyu eleştirenlere soralım. Bırakın Daum'u dünyanın neresinden bir teknik adam getirirseniz getirin Diyarbakır maçına çıkan 11'den başka 11 çıkaramazsınız. Serkan sağbeke çekildi, Önder göbeğe geldi, orta sahada boşalan yere Tuncay görevlendirildi. Böylece forvette Anelka'ya yer açıldı. Bu takımdan kimi kesip, kimi oyuna sokacaksınız? Dün gazetemizde Güvenç Kurtar ile lafladık, aynı soruyu ona da sordum. Önemli olan kendini antrenör yerine koyarak soruları yanıtlayabilmek. Güvenç de bunu yapınca haklı çıkmış olduk. Anelka'nın ikinci devre niye çıkarıldığını sorgularken sakatlanıp kendi çıkmak istediğini de bileceksin. Haa "Oynanan oyundan memnun musunuz, sahadaki futbolu beğeniyor musunuz" derseniz, "Hayır" derim. Burada da Daum'a eleştiriyi getiririm. Yalnız geçen sene Aurelio ortada tek başına diye işi saldırı boyutuna getirenler şimdi de üçlü orta sahayı eleştirmeye başladılar. Demek ki olayın futbolu bilmekle falan ilgisi yok. İstedikleri geçen sene alamadıkları Daum'un kellesi. "Kardeşim madem kadro yapısı iyi, yeni getirilen sistemden memnunsun, kötü futbol nedendir" diye sorarsanız yanıtımı sadece Daum'da değil, biraz da futbolcularda aramalıyız diye verip, problemi üç ana hatta toparlayabilirim.
FİZİK OLARAK İYİLER 1- Rakibi küçümsemek. 2- Çerçeveyi bulamamak 3- Takım olamamak. Biraz açalım.. 1- Futbolda yapılmayacak şey yapılıyor ve rakip küçümseniyor. Hiç kimse bana takım yorgun, fizik-kondisyon zayıf demesin. Maçı çıplak gözle seyreden az kişiden biriydim. Skor 2-0 olduktan sonra tam sahada yapılan presin Diyarbakır'ın kendi sahasına nasıl hapsettiğini gören bir insan olarak takımın fiziğine laf söyleyemem. Peki o zaman o pres niye maç başında yapılmadı? Çok basit çünkü rakip küçümsendi. Diyarbakır takımının Fenerbahçeli futbolcuların ayağına topu değdirmemek için yaptığı mücadele alkışlanmalı. Peki Fenerbahçeli futbolcular onlara topu bu kadar rahat nasıl kullandırabildiler? Eğer en az rakip kadar koşmaz, mücadele etmezsen olacağı budur. Fenerbahçe'ye gelmekle iş bitmiyor. Futbolcular unutmamalı ki bir zamanlar onlar da başka takımlarda oynuyorlardı. Fenerbahçe rakibinden fazla koştuğu ve koşacağı her maçı rahat kazanır. Bu önemli bir faktör. 2- Notlarımı çıkarttım, iki maçta Fenerbahçe tam 20 pozisyon bulmuş. Bu rakam bana göre ama 5 yaşındaki çocuklar bile 12-13 net pozisyonu sayar. Atılan gol sayısı sadece iki. Peki diğerleri ne olacak? Herhalde onları da Daum çıkıp atmayacak. Sadece Tuncay 6-7 gol atardı. Daum'un antrenmanda bu konuya değinmesi şart. Ama futbolcu da isteyecek. Antrenman bittikten sonra çalışma istekleri olursa daha çok gol atarlar. Yazık, günah bu kadar gol kaçmamalı. Hele Fenerbahçe'de asla. 3- Dikkatimi çeken diğer nokta da takımda herkes birbirine bakıyor. Alex, Anelka, Tuncay, Appiah, Aurelio maçı kurtarmayı birbirlerine bırakıyorlar. Bu da takım olmayı engelliyor. Daum'u işte burada şiddetle eleştiririm. El koyması gereken odur. Takım oyunundan taviz vermemek için yıldızlar da koşacak, mücadele edecek. Hatırlayın ilk şampiyonlukta Fenerbahçe koşan, mücadele eden, arkadaşlığı mükemmel olan bir takımdı. Yani iyi bir takımdı. Bunu tekrar sağlamak gerek.
ÇALIŞMALI, ÇALIŞMALI Son bir madde var ki, o da bütün teknik adamlar doğal olarak Fenerbahçe'nin çok üstün olduğu ölü toplar için önlemleri alıyorlar. Mesela Luciano'yu iki kişiyle kilitliyorlar. Daum'un alternatif çalışma şekillerini sahaya yansıtmasını bekliyorum. Benim iki haftada gördüklerim ve doğru olduklarına inandıklarım bunlar. İsteyen alır, isteyen almaz. Herkesin fikrine saygılı olduğumuzu da belirtelim, konuyu kapatalım.