Tosun Paşa! Rahmetli Kemal Sunal'ın en keyifli filmlerindendir Tosun Paşa. İzleyen bilir... Yeşil Vadi'yi ve de dünya güzeli Müjde Ar'ı kapmak isteyen Şener Şen'in gazıyla Kemal Sunal, Tosun Paşalığa soyunur ve onun yokluğunda boş meydanda at koşturur. Taa ki gerçek Tosun Paşa gelene kadar. Süper Lig'in Yeşil Vadisi'nde de yıllardır bir sürü sahte Tosun Paşa cirit attı. Topa biraz düzgün vuranı golcü diye bağrımıza bastık, başımıza tac yaptık. Tüm "sahte Tosun Paşalar" hükümsüzdür bundan böyle... Aslı varken suretine bakılmaz çünkü... Gonçalves Da Silva Ailton ya da kısaca Tosun Paşa... Tosun Paşa dediysek, gücünden, klasından esinlendik, kilosuna takmadık... Çünkü Ailton ne kilolu, ne de ağır. Ferrari gibi hızlı, inanılmaz çabuk bir oyuncu... Duruşundan da belli golcülüğü, sadece vuruşundan değil. Gollerin efendisi artık O.. Diğer sambacı Kleberson, Appiah'adan da, Aurellio'dan da iyi... Dar alanda kısa paslaşma ustası. En sıkışık anda oyunu rahatlatmayı biliyor. Topu kaptığında da direkt kaleye gidiyor. Savunma yönü olduğunu da biliyoruz, aksi halde İngiltere'de ne işi vardı? Şu anda yüzde 20'yle oynuyor, daha iyi olacak... Bir teranedir gidiyor, Beşiktaş'ın savunması kötü diye... Kötü diyenler farkında değil, Beşiktaş'ın bu sistemle hem savunmayı, hem orta alanı beşleyip, hem de forveti üçlediğinin. Koray sarkık oynadığında bile sistem tam işliyor, kanat oyuncuları geri geldiğinde savunma beşleniyor. Rıza hocanın asıl yapmak istediği ise Gökhan-Toraman ikilisinin önünde Koray'ı oynatmak... Koray, Okan, Kleberson üçlüsünü savunmanın önünde buluşturmak. Bu taktirde kanat oyuncularının desteğiyle hem savunma, hem orta alan beşlenmiş, hatta Ahmet Hassan katılınca altılanmış oluyor... Sistem henüz oturmadı bu kesin ama sadece kafalarındaki rakamlara uymuyor diye Beşiktaş savunmasına kötü diyenler yanılıyor...