'Kutsal ittifak' deyimi hafif kaldı Beşiktaş'a 'bıçak soktu' diye 3 maç ceza verip, silah sokana 1 maç ceza verirsen adalet inancı zedelenir
Akşam ve Milliyet Fenerbahçeliliğin sınırlarını aştı ve Fenerbahçe'nin sözcülüğüne soyundular. Utandım
DEHŞET İÇİNDE OKUDUM Fenerbahçe'ye verilen seyircisiz oynama cezası nedeniyle tahkime büyük eleştiriler yapıldı. Haksız verilmiş bir ceza mıydı? "Eleştiri topladı" diye bir şey yok. Eleştiriyi Fenerbahçe medyası yaptı. Akşam gazetesi ve Alaattin Metin, Aziz Yıldırım'ın sözcüsü gibi davranıyorlar. Milliyet zaten öteden biri Fenerbahçe'nin içinde. Özellikle tahkim kurulunun karar vereceği 2 gün içinde bu iki gazetenin yazılarını hayret ve dehşetle okudum. Cezanın durdurulması, cezanın verilmemesi, cezanın ertelenmesi için bir adalet kurumuna bu kadar aleni baskı yapılmaya çalışılır. Hayretler içindeyim. Genelde bir "kutsal ittifak" dediğim bir Fenerbahçelilik var ama Akşam ve Milliyet artık bunun sınırlarını aştılar. Utandım yani. Şimdi iki şey var. Biri; hiç ceza verilmeseydi, "Fenerbahçe suçsuz göründü" derdim bu ayrı bir tartışma konusu olurdu. Ama karara da fazla itiraz etmezdim. Ama 1 maç ceza verilmesi "Fenerbahçe'nin suçlu olduğunu kabul etmek" demektir. Suç var ki ceza veriyorsun. "Yoksa stada bıçak soktu" diye Beşiktaş'a 3 maç ceza veriyorsan, tabaca sokana 1 maç ceza verilir mi? Bıçak da kullanılmış, tabanca da kullanılmış ama adam ölmediği için Fenerbahçe'ye 1 maç ceza veriyorsun. Böyle bir hukuk yok. Bu inancı sarsar ve izahı yok. Şu ana kadar da izah eden bir federasyon üyesi, bir profesyonel ceza kurulu üyesi ya da bir tahkim üyesi çıkmadı. Çıkamaz da. Çünkü verdikleri cezaya kendileri de inanmadı. Bir başka noktası da; karardan sonra Fenerbahçe yönetimi, başta Yıldırım olmak üzere tahkim kurulunu, profesyonel ceza kurulunu ağır şekilde itham ettiler. Taraf tuttuklarını, tesir altında kaldıklarını, Fenerbahçe'ye düşmanlık yaptıklarını söylediler. Bunlar ağır ithamlar ve profesyonel ceza yasalarına göre suç olan unsurlar. O tahkim kurulu 3 satırlık bir şakam yüzünden beni mahkemeye verdi. Fenerbahçe Başkanı ve Asbaşkanları'nın söyledikleri gazetelerde manşet, televizyonlarda birinci haber oldu, kıyametler koptu hiçbirinden 'çıt' çıkmıyor. Adli mahkemelere gitmek bir yana disiplin kurulunda bir soruşturma dahi açtırmıyorlar. Bu disiplin ve tahkim kurulu kamuoyundaki adalet inancını fena halde zedelemektedir.
DELİL YOKSA CEZA VERİLMEZ Cezanın verilmemesi gerektiğine dayanak olarak silah ve kovanın bulunmaması gösteriliyor. Bunun için ne diyeceksiniz? O zaman ceza vermeyeceksin. Ceza hukukunda belirsizlik olduğunda suç yoktur. Belirsizlik sanığın lehinedir, "delil yetersizliğinden" dersin ve beraat kararını açıklarsın. Delil yetersizliğinden dolayı beraat edersin ve nedenlerini açıklarsın: "Kovan yoktu da, şu yoktu bu yoktu" diye. Belirsizliğe ceza vermek diye ceza hukukunda bir şey yok. Bu ceza hukukuna da ihanet olur.