Nedir bu acele yahu Her şey çok ani gelişiyor, yangından mal kaçırır gibi. Ceza geliyor, Tahkim Kurulu'ndan geçiyor. Neticede bugün maç seyircisiz oynanacak. İnönü'de olanlarla Olimpiyat'ta yaşananlar aynı değil, dolayısıyla emsal teşkil etmemeliydi. Faili belli, suç silahı ortada, mahkemeleri yapılmış bir olay ile ortada kalan sorulara kimsenin henüz cevap veremediği olay bir tutulmamalıydı. Yahu aceleniz ne, daha önümüzde 33 maç var. Hiç olmazsa bilirkişi raporu beklenseydi. Ortadaki haksızlığa göre cezayı da keserdiniz. Peki ya o rapor hiç ummadığınız gibi çıkarsa hesabı nasıl vereceksiniz? Üç beş aramadan sonra ancak geçebildiğiniz maçlara bir insanın elinden tabancasıyla gitmek için aptal olmalı. Hadi geldi diyelim, bu nasıl bir F.Bahçelidir ki sıradan hazırlık maçında dördüncü golü attıktan sonra sevinip silahı ateşleyecek. Neresinden bakarsanız mantık yok, kurşun çekirdeği yok, tanık yok, ses duyan yok, olması gereken panik hiç yok.
Bu bir onur maçıdır Ortaya atılan bir iddia da görevli polislerden birinin sahanın içinde tabancasının yanlışıkla ateş aldığı şeklinde. Elbette hangisi doğru kimse bilemez. Onun için diyorum ki rapor beklenmeliydi. Her şey ortaya çıksın, cezayı kesersin. Emre'nin Nobre'ye yaptığı hareketi futbol kuralları içinde değerlendiren de aynı Tahkim değil miydi! Belli oluyor ki son seçimlerde Tahkim'e çok yanlış isimler seçilmiş. İşi aceleye getirenlere bir mesaj verelim; acaba olaylar F.Bahçe Kulübü'nün dediği şekilde gelişip, rapor da öyle açıklanırsa 25 bin kombine kart sahibinin açacakları davalarla federasyon ve Tahkim nasıl başa çıkacak? Bu akşamki maç F.Bahçeli futbolcuların onur maçı olmalıdır. Taraftarı yanında olmayacak belki ama bu akşam onlar taraftarın yanlarında hissetmeliler. Artık öyle böyle, maç seyircisiz oynanacak. Bu işi bu raddeye getirenlere de bayram etmek düşecek.