İstikrar Alpay'ın Aston Villa döneminde İstanbul'a tatil için geldiği dönemlerden biriydi. Yıldızlaşmıştı o günlerde. İngiltere'deki günlerini sorarken yönetimle ilgili bir anısını şöyle anlatmıştı: "Bir gün biri benden forma istedi. Ayarlarız dedim ama sonrasında unuttum. Aynı kişiyi bir dönem sonra kulüp binasında gördüm. Kim olduğunu sorduğumda önde gelen yöneticilerden biri olduğunu öğrendim. Şaşırmıştım ve başkandan başka yönetici tanımadığımı fark ettim.'' Gerçekten de ideal yönetici, yönetim kurulu nasıl olur sorusunu ortaya attığımızda çeşitli görüşler ortaya çıkıyor. Bu konuda Fenerbahçe yönetimi artan istikrarıyla dikkat çekici, örnek bir tablo sergilemeye başladı. Kimileri Fenerbahçe'yi fazla sessiz kalmakla suçlasa da yönetim bazında bunun ne kadar doğru olduğu zamanla ortaya çıkıyor. Fenerbahçe gereksiz polemiklerden, kargaşadan uzak bir kulüp oldu. Herkes işini yapıyor. Fenerbahçe'ye hizmet ediyor. Amaç da bu değil mi?
G.Saray kötü örnek Geçtiğimiz günlerde TV'de Galatasaray haberlerini izlerken 2 yöneticinin Gerets'in transfer isteyip istemediği konusunda 2 farklı görüşü dikkatimi çekti. Bu çelişkili tablo Galatasaray yönetiminin içinde bulunduğu sıkıntılı tablonun bir uzantısı gibi geldi. Bu veya benzeri sahneler Fenerbahçe'de yaşanmıyor çünkü alınan 'İşimize bakalım' kararı Fenerbahçe yönetiminin icraata ağırlık vermesini sağlıyor. Zaten Fenerbahçe'nin bulunduğu konum da alınan kararın doğruluğunu gösteriyor.