Hakkıyla 3 puan Geçen hafta TV'de Ankaralı hakemlerin gecesinde konuşan Selçuk Dereli, yöneticilerin, teknik adamların ve futbolcuların nasıl hata yapma ihtimalleri varsa, hakemlerin de insan olduğunu ve hata yapabileceklerini söylemişti. Bu konuşmadan dört gün sonra içine doğmuş ki, Dereli ne kadar hata varsa hepsini yaptı. Bırakın iyi yönetmeyi maçı vasat bile yönetse Galatasaray en kötü ihtimalle ilk yarıyı 3-0, maçı da buna paralel olarak daha farklı bir skorla bitirebilirdi. Neyse... Galatasaray'ı çok beğendim. Onlar artık eksiklerine rağmen iyi bir takım. Mondragon, Tomas ve Song geçen seneki bıraktıkları yerden devam ediyorlar. Bu üçlüye geçen sene Hagi'nin gazabına uğrayıp takımdan uzaklaştırılan Saidou da eklendi. O da hiç şüphem yok vasatın altına düşmeyecek. En büyük özelliği olan top kapmayı artarak sürdürecek ve takıma yararlı olacak. Bu maçta çıkana kadar Cihan'ın, 90 dakika boyunca da Orhan'ın ne yazık ki hücuma hiçbir katkısı olmadı. Geçen hafta iki gol atan İliç, biraz dikkatli ve becerili olsaydı en az üç gol atarak maçı bitirirdi, gol krallığında da ligin başında iddialı duruma gelebilirdi. Hasan Şaş, son iki sezona oranla sağ tarafta daha hareketli ve daha istekli. Ama herşeyi o yapmak istiyor. Ancak tek başına maçı kazandıramaz. Daha dikkatli olması gerekli. Forvetler Ümit Karan, Hakan Şükür ve Necati Ateş oynadıkları süre içinde çok pozisyon buldular. Ümit son dakikada Galatasaray'a zaferi getirdi ama diğerleri de en az birer gol atabilirlerdi. Ankaragücü'nde Umut, Emre ve Zengue'yi beğendim. Diğer oyuncuları da iyi mücadele ettiler. Sonuçta Galatasaray hakettiği üç puanı son dakikada da olsa kazanarak çok önemli bir galibiyet elde etti.