Takımını seven vurulunca ölmesin! Tribünde bir adam, ne yapıyor, ateş ediyor, sonuç; bir yaralı... Nerede, tribünde... Peki şimdi ne yapmalı? Görmezden gelinebilir mi? Böyle bir seçenek yok. Hiç kimse bu çok önemli olayı görmezden gelemez... Suçlu kim? Bu sorunun cevabı mutlaka bulunmalı... Geçen sezonu hatırlayın, Beşiktaş maçında, taraftar oldukları bile şüpheli iki kişinin kavgası ölümle sonuçlanınca yer-gök inledi. Taraftar katil muammelesi görürken, yargısız infaz sonucunda Beşiktaş üç maçını seyircisiz oynadı... Şimdi bakıyorum Sabah ve atv yani bizim grup olmasa Fenerbahçe-Everton maçındaki magandanın yaptığı yanına kar kalacak!... Medya resmen uyuyor... Neden, çünkü ölen yok! Oysa hem medya, hem de federasyon iki önemli sorunun cevabını düşünüp cesaretle bu olayın üzerine gitmeli... Soru 1: Bu magandanın kurşunuyla o taraftar ölseydi ne olacaktı, özel maç, resmi maç ayırımı yapılacak mıydı? Soru 2: Bir Avrupa Kupası maçında bu olay yaşansaydı UEFA kimsenin gözünün yaşına bakar mıydı? Futbol Federasyonunun önünde tarihi bir fırsat var, tarafsızlıklarını koruyarak tribün terörüne karşı dimdik duracaklar, ya da göstermelik cezalarla işi geçiştirecekler... İşte o zaman biz diyeceğiz ki; ey taraftar, tribüne gittiğinde, bir maganda sana ateş eder ya da bıçaklarsa, sakın ölme! Ölürsen medya aslan kesilir, kıyamet koparır, federasyon da kükreyerek cezayı yapıştırır. Yaralı kurtuldun mu, medya uyur, federasyon üç maymunu oynar, takımın da ceza almaz!..