Heyecan başlıyor Dört büyük kulübün hazırlık maçlarını dikkatle izledim. Geçen sezon oynadığı futbolun üzerinde performans gösteren tek kulüp Fenerbahçe. Trabzonspor yaptığı takviyelerle bu sene Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olur fikrindeydim. Fakat Tolga Seyhan'ın gidişi takımın dengelerini alt üst etmiş. Bu açıkça görüldü. Yenilen gol de defans hatasından kaynaklandı. Şampiyonlar Ligi'ne katılmamanın faturası ağır olur. Bu nedenle rövanş maçı hayati bir maç olacak. Galatasaray da Mondragon'un kalması ve Altan transferi harici olumlu bir görüntü yok. Gerets'in takıma çok şey katacağı görülüyor. Ama ligi zorlayabilmeleri kolay değil. Beşiktaş'a gelince, bence durumu en belirsiz kulüp. Rıza Hoca'nın Sergen'e bel bağladığını zannetmiyorum. Fakat tersini düşünenler de var. Transferlerden Ailton'un Türkiye Ligi'nde çok iş yapacağı kanaatindeyim. Fakat seyirciyi inandıramadıkları kombine satışlarından belli. Fenerbahçe ise, hiç transfer yapmasa dahi bu sene de ligi şampiyon bitirirdi. Fakat artık gönüllerdeki hedef, başkan ve yöneticiler tarafından da ifade edildi. Tatmin yeri Avrupa. Artık erken havlu atmamak gerekiyor. Esiden 'un var, şeker var, usta yok' derlerdi. Şimdi ne arasan var. İmkanlar üst seviyede. Fakat, forvette Tuncay'a bel bağlamak yanlış olur. Tuncay'ın forvet oynaması, gol vuruşunu bir türlü geliştirememesinden dolayı onu seyirci tepkisiyle karşı karşıya bırakır diye düşünüyorum. İnşallah yanılırım. Anelka'nın satılmaması durumunda forvette Nobre'yle çok iş yapacağı kesin. Kafasının rahat olması halinde, Appiah'la beraber bu sene takımı sırtlarlar. Alex, bu sezon düşüş yaşamazsa, takımın vitesi olur. Avrupa'da başarının anahtarı onun cebinde.