Günün sorusu... Sokaktaki Galatasaraylı mutsuz. Herkes birbirine "Ne olacak bu Galatasaray'ın hali?" diye soruyor. Çünkü taraftar, ne yönetime, ne de kadroya güveniyor. Taraftar yıldız futbolcu transferi istiyor. Sebebi de kendi içinde tutarlı; "Bu kadro geçen yıl Fenerbahçe'yi geçemedi ve yetersiz olduğunu gösterdi. Bu yıl şampiyon olabilmemiz için kaliteli transfer şart" diyorlar. Haksız da sayılmazlar. Ama bir de gerçekler var. İlk gerçek, Galatasaray yönetiminin mali krizi aşacak ekonomik ortamı yaratamaması. Buna yönetimin koalisyon hükümeti (Canaydın- Kıran-Gürsoy) olması da eklenince sorunların çözümünde süratle yol alınamıyor. Ki bence küskünlerden ve gruplardan oluşan bu yönetimin, sorun çözme şansı çok düşüktür. İkinci gerçek ise futbolun saha içi ile ilgili. Futbol topunun matematiği, mantığı yoktur. Daha doğrusu her zaman geçerli değildir. 2001-02'de Galatasaray'daki toplama kadronun ligde ve Avrupa'da yakaladığı sürpriz başarı bunun en son örneğidir. Kaldı ki Galatasaray, zengin altyapı kaynakları ile halen ligin en alternatifli ekibidir. Yeter ki bu gençlere şans verilsin ve ön plana çıkarılsın. Kısacası, lig başlamadan ligi bitmiş gibi kabul eden şark zihniyetini anlamakta zorlanıyorum. Kombine bilet alımını geciktirerek yönetime aklınca mesaj gönderen ziyniyeti ise hiç anlamıyorum. Bir kısım taraftarın, kendilerince verdikleri cezanın aslında kime olduğunu hesap ettiklerini de pek sanmıyorum.