Hata yapma lüksü yok Şöyle bir fikir cimnastiği yaparak sormaya başlayalım.. "Rıza Çalımbay'ın elindeki Beşiktaş gemisinin fırtınalı sularda yüzebilecek sağlam bir iskeleti var mı?.." Soruya "var" yanıtını verebiliriz. Ancak iyi bir iskelete sahip olmak, yeterli ve geçerli bir anatomiye sahip olmak anlamına gelmez. Rıza'nın başarısı iyi iskeletten çok, iyi bir 11 çıkarmaya bağlı. Yani kusursuz çalışan bir beyin ve hedefe koşabilecek atletik bir yapı. Beşiktaş teknik direktörüyseniz, kısa sürede şunları düşünmek ve çözmek zorundasınız. * Yedekleriyle üç adet takım çıkartacak kadroyu hata yapmadan asgari sayıya indirmek. * Ronaldo'nun gitmesiyle Kürşat'tan yeni bir Ronaldo beklemek. * Kalabalık içinden ideal savunma hattını ve orta alanı kurmak. * Ortanın soluna İbrahim Üzülmez, İbrahim Akın ve Adem Dursun arasından bir tercih yapmak. * Tümer ve Sergen patlama yaparsa, kadro yapısını yeniden değiştirmek zorunda kalmak. * Okan'a, Pancu'ya, A.Hassan'a yer bulmakta zorlanmak. * Sergen ve Tümer yeterli düzeye gelememiş, yeni bir 10 numara da bulamamış olmak durumunda; kara kara düşünmek. * Youla, A.Dursun ve Veysel'den ileride sadece birisi oynayacağından; transfer edilecek oyuncuda hata yapma endişesi yaşamak. Neresinden bakarsanız bakın, bugünlerde en zor şey Rıza Çalımbay olmak. Onun denize indireceği gemiyi, altındaki su büyük hedeflere yönlerdirir mi; bakacağız.. Biliyorsunuz, "Gemiyi yüzdüren de su'dur, batıran da!"