Biz hep tribündeyiz Sezon henüz bitmişken, bütün kulüplerde yeni sezon hazırlıkları son hızla başladı. Her gün pek çok dünya starının Türkiye'de top koşturmak için birbirleriyle çılgınca yarışmalarını izliyoruz televizyonlardan, gazetelerden, internetten. Onca gelip giden yıldıza rağmen biz hep buradayız, tribündeyiz. Bir futbolcu, klasik bayrak öpme törenleriyle gelir.. Kimi oynar, kimi yedek bekler, kimi star olur, kimi gol atar, kimi attırır, kimi tutar, kimi gündüz maçlarında rezil, gece maçlarında vezir olur, kimi transfer olur gider, kimi jübilesini yapıp gider ama biz hep tribündeyiz. Yöneticiler süslü ve bol lükslü seçim kampanyalarıyla gelir. Çalışır... Didinir... Yaranır... yaranamaz... Önüne gelenle ağız dalaşına girer... Konuşacağı yerde susar, susacağı yerde konuşur... Sonraki seçimde kaybeder... Sessizce gider gemi misali, arkasından ne bir mendil ne bir kol sallanarak ama biz hep tribündeyiz. Teknik direktörler gelir anlı şanlı. Takımı şampiyon yapar... Küme düşürür... Kah yakınır sakatlardan, kah dem vurur yönetimin ilgisizliğinden, desteksizliğinden... Kupalar alır... Aldığı kupa posterlerinde yer alır, alamaz... Sonra gider. Kimi kalbimizi de beraberinde götürerek gider ama biz tep tribündeyiz. Biz hep tribündeyiz. Ne şartta olursa olsun. Yağmur, çamur, kar, sıcak, soğuk, iç saha, deplasman.. İğneyle çıkmayız maça ama baş ağrımıza 2 asprin atıp koşarız mabedimize. Hafta içi bileğimizi burkar, belimizi incitiriz. Daha düz koşulara bile başlamadan biz hep tribündeyiz. Sevgilimiz, "Hep maç, hep maç, yeter artık! Ya maç, ya ben" der, biz bazen yalnız ama hep tribündeyiz. Yeni stat tapusu alındı, alınmadı. Olsun üzerinde Galatasaray forması giymiş 11 adamın olduğu her sahada biz yine tribündeyiz. Artık bırakma zamanı gelmiş futbolcular için adına layık jübileler yapalım, tribünde, olmazsa bu camiada herhangi bir yerde onlarla hep beraber olalım; "Onu hep büyük kaptan olarak hatırlayalım, yedek kaptan olarak değil" deriz ama biz taraftarız, lafımızı dinletemeyiz. Ne yapalım, biz yine tribündeyiz. İnsanlar evlerini, arabalarını, işlerini hatta eşlerini ve hatta isimlerini bile değiştirebilirler yaşamları boyunca. Fakat değişmeyen tek şey tuttuğumuz kulüptür. "Kulüp", Arapça "kalpler" demektir. O yüzden o kalp attığı sürece o sevgi hep kalpte kalacaktır, biz de hep tribünde...