Forma aslanın ağzında Futbol bir konsantrasyon oyunudur. Yoğunlaşa-mazsanız, oynayamaz ve hedefe ulaşamazsınız. Bir kaç örnek verelim. Yunanistan, her dakika konsantrasyon yüklü olduğu için Portekiz'de Avrupa Şampiyonu oldu. Beşiktaş bir önceki sezon, Samsun faciasının ardından 11 puanlık farkı koruyamamış ve şampiyonluk yarışının dışına çıkmıştı. O zamanlar Lucescu şöyle bir laf etmişti: "Maçın başlangıç düdüğünden son düdüğüne kadar eşit konsantrasyon sağlayamıyoruz." Del Bosque dönemini anımsayın. Beşiktaş ilk 8 haftada konsantrasyon sorunu yaşadığı için erkenden havlu atmıştı. Rıza Çalımbay ise geldiği günden itibaren, şampiyonluğu kaçınrmış bir takımı, maç sayısına göre liderliğe ulaştırdı.
Neden? Çünkü; her maçın her dakikasına kazanmayı kolaylaştıran konsantrasyon yüklemeyi başardı. Şuraya geliyorum.. Beşiktaş'ta yaklaşan yeni sezonda forma aslanın ağzında. Şöyle bir bakıyorum; Cordoba, İbrahim Toraman, Koray ve belki Ali Tandoğan dışında kimsenin yeri garanti değil. Saydım.. Gönderilen veya gönderilecek olanlar dışında her bölgede fazlalık var. Savunma kimlerden mi kurulur? Ali Güneş, Mustafa Doğan, İbrahim Toraman, Koray, Çağdaş, İbrahim Üzülmez, Gökhan Zan, Adem Dursun.. Bu sekiz kişiden, görevini kusursuz yapan sahada, falso yapan kulübede veya tribünde olacak. Orta saha tam bir bilmece.. Okan, Ali Tandoğan, Ahmed Hassan aynı yerin adamları.. Tayfur, Pancu, İbrahim Akın, Ümit, genç Mehmet, Sergen ve Tümer.. Bir de gelecek yabancı var. Yani tam 11 kişi.. Sergen'in işi çok zor. Tümer'in işi ise hiç kolay değil. Gelelim forvete.. Carew, Youla, Ahmet Dursun, Veysel, Sinan Kaloğlu.. Bir bildiğim var. Beşiktaş sezona gözü kara girecek. Tatilde bile çalışmayan, formayı zor bulur.