Rıza, Aykut olmak zor! Belki imza atarken bile tek kelime etmedi, edemedi, "Her şey Beşiktaş için" diyerek bastı imzayı... Çünkü adı Rıza, çünkü bir yerli hoca, çünkü bir Beşiktaşlı... Eğer İspanya'da doğmuş olsaydı, kazara Denizlispor çapındaki bir İspanyol takımını Avrupa'da destanlar yazar hale getirseydi, kırmızı halılar serilirdi ayakları altına... Şimdi biri golcü iki yabancı istiyor ama almak mümkün değil... Golcü olarak Youla ile idare edecek, istediği çapta bir orta saha oyuncusu alınabilir mi, o da meçhul... Oysa Del Bosque olsaydı adı, sıradan bir İspanyol için bulup buluşturulur ve 4.5 milyon Euro sokağa atılırdı! Oturacağı evden, kullanacağı kürdana kadar kulüp öder, yardımcıları ve tercümanlarının hakları, en zorlayıcı maddelerin yer aldığı sözleşmelerle garanti altına alınırdı... Ne var ki o Rıza, Del Bosque değil... Belki parasız, belki yıldız oyuncusuz, belki başka yokluklarla savaşıp başarmak zorunda... Del Bosque'ye gösterilen sabır kesinlikle ona ve yardımcılarına gösterilmeyecek bunu da bilmeli... Biz böyleyiz ne yapalım, yabancıya tüm kapıları açarız da, kendi evladımıza yapamayız aynı şeyi... İlk hatasında yerden yere vurulacak. Buna da hazırlıklı olmalı... Delice bir yabancı hayranlığı, anlaşılmaz bir özevlat düşmanlığı... Rızalar, Aykutlar, Raşitler hatta büyük başarılarına rağmen Terimler bile görülmüyor bu sisli futbol vadisinde. Beşiktaş öyle ya da böyle döndü hatasından ve Rıza hocayı getirde görev başına... Peki "Raşit dururken Gerets de kim oluyor?" diyecek bir Galatasaraylı, "Aykut dururken Daum'da bu ısrar niye?" diye kükreyecek bir Fenerbahçeli bulamayacak mıyız? Yetmedi mi, üstelik yerlisi çok daha ucuza, elimizin altındayken daha düşük çapta yabancılara servet ödememiz... Yetmedi mi?..